Slave labour türkçesi Slave labour nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Köle iş gücü.
  • Üretim sürecine fiziksel gücüyle katılan kölenin emek gücü.
  • Köle emeği.

Slave labour ingilizcede ne demek, Slave labour nerede nasıl kullanılır?

Slave : Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Esir etme. Didinmek. Bir mal gibi alınıp satılan, kişisel hakları bulunmayan ve kendi tükettiğinden daha fazlasını üreterek artık ürün yaratan kişi. Eşek gibi çalışmak. Köle gibi çalışmak. Irgat gibi çalışmak. Cariye. Kul.

Labour : İş gücü. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrıntılara girmek. İşçi sınıfı. Emekle meydana getirmek. Doğum sancısı. Doğum. Güçlükle hareket etmek. Çalışmak. ä°şçi partisi üyesi.

Slave away : Köle gibi çalışmak.

Slave away at : Dinlenmeden çalışmak.

Slave clock : Yardımcı saat. Bir gözlemevinde kullanılan ana saatin yanında yedek olarak çalışan ikinci saat.

Slave dealer : Esir tüccarı. Köle taciri. Köle tüccarı.

İngilizce Slave labour Türkçe anlamı, Slave labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slave labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Slave labour synonyms : slave labor, a change in demand, a shift in individual demand, a pass through certificate, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, abnormal budget.