Slaved türkçesi Slaved nedir

  • Köleleştirilmiş.
  • Köle gibi çalışmak.
  • Eşek gibi çalışmak.
  • Didinmek.

Slaved ingilizcede ne demek, Slaved nerede nasıl kullanılır?

Be enslaved by : Kölesi olmak. Esiri olmak.

Enslaved : Esir edilmiş. Esarete düşmüş. Esir düşmüş. Esir. Köleleştirilmiş.

Enslaved himself : Kendini mecbur etmiş. Kendini -'a maruz bırakmış. Kendini -'a boyun eğdirmiş. Kendini bağlamış. Kendini -'a köle yapmış.

Slave away : Köle gibi çalışmak.

Slave away at : Dinlenmeden çalışmak.

Slave dealer : Köle taciri. Köle tüccarı. Esir tüccarı.

Slave file : Bağımlı dosya. Ana kütük olarak adlandırılan bir başka kütüğe başvurulmaksızın kullanılamayan herhangi bir kütük. Bağımlı kütük. Köle kütük.

Slave ship : Esir taşıyan gemi. Köle taşıyan gemi. Köle gemisi. Esir gemisi.

Slave labour : Köle emeği. Köle iş gücü. Üretim sürecine fiziksel gücüyle katılan kölenin emek gücü.

Slave driver : Köle gibi çalıştıran kimse. Köle gözcüsü. Kölecibaşı. İnsanı köle gibi çalıştıran amir. Köle gibi çalıştıran amir.

İngilizce Slaved Türkçe anlamı, Slaved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slaved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Galley slave : Kürek mahkümu. Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi. Kürek mahkumu. Forsa.

 

Soul : Esas. Maneviyat. Can. Temel direk. Zencilerle ilgili. Soul. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Gönül. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık.

Slaving : Köle gibi çalışma.

Fags : Yormak. Bitmek. Canını çıkarmak. Canı çıkmak. Yorulmak.

Moiling : Gürültü. Ağır iş. Karışıklık. Kalıntı cam. Uğraşmak. Karmaşa. Kargaşa.

Drudged : Köle. Ağır işte çalışan kimse. Ağır ve sıkıcı bir iş yapmak. Ağır ve zor iş yapmak. Ağır işte çalışan. Ağır iş yapmak. Ağır iş. Ağır işler yapmak. Kölelik etmek.

Bondswoman : Kefil (kadın). Köle (kadın). Cariye. Esir (kadın).

Work like a horse : Çok çalışmak. At gibi çalışmak.

Tool : Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Arabayla götürmek. Araba kullanmak. Oyuncak. Alet. Kukla. Araç. Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. (arabayı) sürmek.

Drudge : Ağır ve zor iş yapmak. Ağır. Köle. Ağır işte çalışan kimse. Ağır iş yapmak. Ağır iş. Ağır işte çalışan. Zor ve tatsız iş yapmak. Kölelik etmek.

 

Slaved synonyms : somebody, creature, fag, moiled, deliver, someone, moil, slog, bondsman, enslaved, servient, work like a nigger, grub, relieve, work like mad, slog away, bondman, grubbed, work like a trojan, individual, bondmaid, grubs, bondwoman, bond servant, salve, drudges, slaves, person, work like a beaver, grubbing, moils, rescue, plod away at.

Slaved zıt anlamlı kelimeler, Slaved kelime anlamı

Standing : Devamlı. Şöhret. Ayakta. Duruş. Daimi. Durum. Durma. Akmaz. Dikilen. Süreklilik.

Waste : Artık. Kullanılmış. Çorak. Artık madde. Güçten düşmek. Zayıflamak. Issız. Güçten düşürmek. Savurganlık. Kullanılmayan.

Lose : Geri kalmak. Şaşırmak. Heba etmek. Kaybetmek. Mahrum etmek. Azıtmak. Geri kalmak (saat). Mağlup olmak. Kaybolmak. Kaçırmak.