Slayer türkçesi Slayer nedir

Slayer ingilizcede ne demek, Slayer nerede nasıl kullanılır?

Buffy the vampire slayer : Bir amerikan televizyon dizisinin adı. Btvs. Vampir katili buffy.

Slayers : Katil. Adam öldüren.

Manslayer : Kazara adam öldüren kimse. Kasıtsız öldüren kimse. Cani. Katil.

Manslayers : Katil. Kazara adam öldüren kimse. Kasıtsız öldüren kimse. Cani.

Slayed : Katledilmiş. Öldürülen.

Slab sided : Kenarları düz olan. Düz kenarlı.

Slabbed : Plaka haline getirmek. Levha haline getirilmiş. Plaka haline getirilmiş. Kalın tabaka yapmak. Levha yapmak.

Slab : Plaka. Yaprak haline getirmek. Levha yapmak. Tabla (masaya ait). Levhalar haline getirmek. Hamdemir. Plak. Kat. Beysbolde vuruş. Levha.

Slabber : Nemli. Kalın dilimleyici. Salya. Tükürükle ıslatmak. Ağzının suyu akmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Ağızından tükürük damlatmak.

Mislays : Nereye koyduğunu unutmak. Kaybetmek. Yerine koymamak. Yanlış yere koymak.

İngilizce Slayer Türkçe anlamı, Slayer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slayer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cutthroat : Zalim. Acımasız. Amansız. Kıran kırana. İnsafsız. Cani. Tefeci. Kıyasıya. Aydınlanmak.

Eradicator : Yok eden (kökünü kazıyan) kimse veya şey. Yok eden kişi. Yok eden kimse veya şey. Silici. Kimyasal mürekkep gidericisi. Yok eden. Yok edici. Tahrip eden şey veya kişi.

 

Felo de se : İntahar eden kimse. İntihar eden kimse. İntahar etme eylemi.

Someone : Şahsiyet. Birisi. Bir kimse. Önemli kimse. Kimse. Biri.

Regicide : Hükümdar katili. Kral katli. Kral katili. Kral öldürme. Bir hükümdarı katletmek. Hükümdarın katli. Kralı öldürme.

Blood guilty : Kanlı katil. Eli kanlı katil. Kan döken.

Assassins : Suikastçı. Kiralık katil. Suikastçılar. Haçlıları öldürmeyi hedeflemiş pers ve suriye'deki müslüman radikal grup. Suikast yapan. Suikastçi. Haşhaşi.

Garroter : Boğarak infaz eden kimse. Boğazlayarak öldüren kimse. Boğarak öldüren kimse.

Killer : Delikanlı. Müthiş. Öldürücü. Kasap. Öldürücü hastalık. Çekici kadın. Öldürücü darbe. Çok çekici kimse. Öldüren.

Somebody : Kimisi. Biri. Bazısı. Önemli birisi. Kimse. Bir kimse. Önemli kimse. Şahsiyet. Birisi.

Slayer synonyms : public executioner, strangler, person, choker, murderer, liquidator, manslayer, mortal, assassin, cut throat, homicide, exterminator, liquidators, individual, bloodshedder, assassinator, executioner, suicide, death, terminator, slayers, homicides, garrotter, cutthroats, killers, throttler, cain, poisoner, soul.

Slayer ingilizce tanımı, definition of Slayer

Slayer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A destroyer of life. One who slays. A killer. A murderer.