Slimness türkçesi Slimness nedir

Slimness ingilizcede ne demek, Slimness nerede nasıl kullanılır?

Dislimn : Silmek.

Slim cigarette : İnce sigara.

Slim down : Azaltmak. Düşürmek. Zayıflamak.

Slim figure : Çok ince beden. Olası olmayan olasılık.

Slim waisted : İnce belli.

Has very slim chances of success : Başarılı olacağından şüpheli. Muhtemelen başaramayacak. Çok ufak bir başarma ihtimaline sahip.

Slime moulds : Hem bitkisel hem de hayvansal özellik gösteren, gövdeleri ya tek çekirdekli psödoplazmodyum ya da çok çekirdekli plazmodyumdan oluşan, değişik renklerde olan, uygun olmayan şartlarda sklerotyum denilen kist yapısını oluşturan canlılar. Cıvık mantar. Cıvık mantarlar. Genellikle bir gözeli canlıları yutarak beslenen ya da örgensel maddeler üzerinde istemli çürükçül yaşayan, protoplazmaları zarsız mantarlar topluluğu; akışkan mantarlar.

Slimes : Maden atıkları. Çamurlamak. Çamurla sıvamak.

Slim : Kilo vermek. İncelmek. Az. İnceltmek. İnce. İnce bir görünüm vermek. Narin. Zayıflatmak. Kurnaz. Zayıflamak.

Slimfast : Hızlı incel. Popüler kilo verme yöntemi.

İngilizce Slimness Türkçe anlamı, Slimness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slimness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chivalries : Cesaret. Mertlik. Şövalyelik. Kahramanlık. Yüreklilik. Cömertlik. Şovalye. Şövalyelik örgütü. Kibarlık.

Hungers : İştiyak. İstek. Özlem. Aç bırakmak. Hasret çekmek. Özlemek. Arzu. Açlık.

Enfeeblements : Zayıflatma. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Dermansız bırakma. Mecalsiz bırakma. Zayıf düşürme. Güçsüzlük. Kuvvetsizlik. Zayıflatılma.

Bon ton : Nazik davranış. Kibar tavır. İyi bir görüntü sergileyen stil. İyi bir izlenim veren tarz. Nezaket.

Diathesis : Yatkınlık. Hastalık istidatı. Bedensel zayıflık. Organizmanın işlevlerinde bozukluk, hastalık ve dış etkilere karşı aşırı duyarlılık biçiminde beliren bünye anomalisi, hastalık istidatı. Diyatez. Diyatezis.

Inadequateness : Bozuk olma durumu. Kusurluluk. Eksik olma durumu. Ehliyetsizlik. Etkin olmama durumu. Tatmin etmeme durumu. Etkili olmama durumu. Açık verme. Kifayetsizlik.

Frailties : Zaaf. İnce ve zayıf nahif olma. İrade zayıflığı. İnce ve güçsüz olma. Hafif ve kırılgan olma. Kolay kırılma. Zayıflık (umut veya şans vb'nde).

Littleness : Önemsizlik. Küçüklük. Miskinlik. Dar görüşlülük.

Civilities : Edep. Terbiye. Nezaket. Kibarlık.

Delicacies : Nezaket. Alçakgönüllülük. Duyarlılık. Hassaslık. Nefis yiyecek. Leziz lokma.

Slimness synonyms : narrow margin, crankiness, inadequacy, deficiency, minorities, petiteness, dearth, leanness, slightness, emaciation, caducity, exiguities, courteousness, civility, flimsiness, disablement, scarcities, debility, disability, inadequacies, tenuity, frailness, famine, lankness, fadedness, fewness, rarity, handicap, exiguity, fragility, accuracy, hungering, disabilities.

Slimness zıt anlamlı kelimeler, Slimness kelime anlamı

Fatness : Semizlik. Şişmanlık. Yağlılık.

Slimness ingilizce tanımı, definition of Slimness

Slimness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being slim.