Slim down türkçesi Slim down nedir

Slim down ile ilgili cümleler

English: The doctor wants Tom to slim down a little.
Turkish: Doktor Tom'un biraz zayıflamasını istiyor.

Slim down ingilizcede ne demek, Slim down nerede nasıl kullanılır?

Slim : Narin. İncelmek. İnce bir görünüm vermek. İnce belli. İnce. Kilo vermek. Azıcık. İnceltmek. Kurnaz. Az.

Down : Beri. Çökmek. Bozuk. Düşürmek. Aşağıya doğru. Yere sermek. Aşağı. Aşağısında. Alaşağı etmek. Boyunca.

Slim cigarette : İnce sigara.

Slim figure : Olası olmayan olasılık. Çok ince beden.

Slim waisted : İnce belli.

Slimdown : Perhiz. Rejim.

İngilizce Slim down Türkçe anlamı, Slim down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slim down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declines : Eğimi olmak. Azalmak. Geri çevirmek. Çürümek. Çökmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Batmak. Bozulmak. Düşmek.

Curtailing : Kısmak. Kısa kesmek. Kısaltmak.

Curtails : Kesmek. Kısıntı yapmak. Kısmak. Engellemek. Kısa kesmek. Kısaltmak.

Deflate : Yükselişe müdahale etmek. Havasını boşaltmak. Havasını boşatmak. Sönmek. Gururunu kırmak. Yükselişe müdahele etmek. Boşaltmak (havasını vb). Piyasadaki para miktarını azaltmak. Söndürmek.

 

Decline : Bozulmak. Çekilmek. Alçalma. Çökmek. Alçalmak. Eğmek. Azalmak. Çevirmek. İniş.

Decay : Sağlığını yitirmek. Azalmak. Güçten düşmek. Parçalanmak. Çürüme. Ses kesildikten sonra, oluşan yankının yavaş yavaş kaybolması. Gitar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Buzul çekilmesi. Dağılmak. Sönüm.

Alleviate : Azalmak. Azaltma. Teskin etmek. Hafifletmek. Hafiflemek. Yatışma. Azalma. Yatıştırma. Dindirmek. İçine su serpmek.

Ebb : İnmek. Azalmak. Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. Düşmek. Tükenip gitmek. (deniz) çekilmek. Alçalma. Bozulmak. Çekilmek.

Abates : Ceza indirimi yapmak. Yatıştırmak. Dindirmek. Eksilmek. Hafifletmek. Çekilmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Hafiflemek. Geçmek.

Beat down : Sermek. Vurmak (güneş vb.). Pazarlıkta fiyat kırmak. Fiyat kırmak. Fiyatı indirmeye ikna etmek. Bastırmak. Pazarlık edip fiyatı düşürmek. Bardaktan boşanırcasına yağmak.

Slim down synonyms : detract from, abridging, abate, depress, bring down, allayed, be on the decline, become thin, declined, deflates, abridges, allay, be on the wane, deduct, fade, appeases, appease, become bony, deflating, abated, depresses, abridge, curtail, fades, alleviated, cause to fall, ebbs, abating, decays, detract, deducts, ail, deflated.