Slinks türkçesi Slinks nedir

  • Sinsice sokulmak.
  • Gizlice yürümek.
  • Erken doğurmak (zooloji terimi).
  • Yavrusunu düşürmek.
  • Sıvışmak.
  • Erken doğmak.
  • Sinsice yürümek.
  • Erken doğurmak (hayvan).
  • Sinsi sinsi gitmek.
  • Sinsi sinsi yürümek.
  • Erken doğurmak.
  • Erken doğmak (zooloji terimi).

Accesslinks add in : Accesslinks içine-eklesi.

Slink away : Sinsice sürünmek.

Slink off : Sıvışmak. Tüymek.

Slink : Gizlice yürümek. Yavrusunu düşürmek. Gizlice sessiz sessiz yürümek. Sinsice yürümek. Sinsice sokulmak. Sıvışmak. Erken doğurmak. Erken doğurmak (hayvan). Erken doğmak (zooloji terimi). Erken doğmak.

Slinkier : Daracık. Gizli. Sinsi. Gizli kapaklı işleri olan. Vücuda oturan.

Slinky : Stres yayı. Hırsızlama. Sinsi. Vücuda çok hoş bir şekilde oturan (rop). Sinsi (hareket). Gizli. Daracık. Vücuda oturan. Gizli kapaklı işleri olan.

Crosslinked files : Çapraz bağlı dosyalar.

Crosslink : Çapraz bağ.

Sling your hook : Defol git.

Sling out : Dışarı fırlatmak. Dışarı atmak. Savmak. Başından atmak. Bir şeyden kurtulmak.

Sözcükler, direkt olarak Slinks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boogies : Çılgınca dans etmek. Piyano ile çalınan caz müziği. Enerjik bir biçimde dans etmek. Hızlı bir şekilde hareket etmek. Boogie woogie (bir caz müziği biçimi). Dans.

 

Identify : Desteklemek. Destek vermek. Belirlemek. Matematik kuramın nesneleri ile fiziksel nesneler arasında bağıntı kurmak. Kimin olduğunu tespit etmek. Özdeşlemek. Kim olduğunu saptamak. Tanımlamak. Bir tutmak. Aynı saymak.

Nictitate : Göz kırpmak.

Think of : Düşünmek. Fikirleşmek. Aklına getirmek. Hatırlamak. Hesaba katmak. Yad etmek. Tasarlamak. Aklından geçirmek. Anımsamak. Aklına gelmek.

Correlate : Karşılıklı ilişkisi olmak. İlintilemek. Aralarında uygunluk sağlamak. İlişiği olmak. İlişkisini ortaya çıkarmak. Bağdaştırmak. İlişkili olmak. İlintilendirmek. Bağlantı kurmak. Bağlantılı olmak.

Beat feet : Tabanları yağlamak. Tabana kuvvet kaçmak. (argo) kaçmak. Bir yerden gitmek. Bir yeri terk etmek.

Slunk : Sıvışmış.

Slink : Gizlice sessiz sessiz yürümek.

Boogie : Boogie woogie (bir caz müziği biçimi). Piyano ile çalınan caz müziği. Hızlı bir şekilde hareket etmek. Enerjik bir biçimde dans etmek. Çılgınca dans etmek. Dans.

Nictate : Göz kırpmak. İma etmek. Üstü kapalı söylemek. Yanıp sönmek.

Slinks synonyms : free associate, act reflexively, act involuntarily, cerebrate, palpebrate, mean, clear off, relate, colligate, interrelate, break away, have in mind, bunking, bunks, bust out of, link up, remember, slinking, cogitate, wink, blow through, absconds, flutter, tie in, associate, clear out, bolt, think, bunk, bunked, buzz off, connect, abscond.

Dissociate : Ayırmak. Ayrışmak. Ayrıştırmak. Çözünmeye uğramak. Ayrı tutmak. Ayrı olarak düşünmek. Çözüşmek. Birbirinden ayrılmak.

Ride : Gırgıra almak. Kullanmak. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Geçmek (yol). Yüzmek. Karara bağlanmamış olmak. Binmek (at veya bisiklet). Gezinti. Bindirmek. Sürmek.