Tabanları yağlamak nedir, Tabanları yağlamak ne demek

  • uzak bir yere yayan gitmeye hazırlanmak
  • hızlıca koşmak, kaçmak.

Tabanları yağlamak anlamı, tanımı

Tabanlar : Manisa ili, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Yağla : Et kıyılan tahta.

Taba : Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

Yağlama : Yağlamak işi. Küçük tabak büyüklüğünde açılan yufkaların tavada pişirilmesinden sonra aralarına kıymalı iç konulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek hazırlanan bir yemek.

Yağlamak : Yağ sürmek. Dalkavukça övmek, yağ çekmek. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek.

 

Hazırlanmak : Hazır duruma getirilmek. Kendini hazırlamak.

Hazırlanma : Hazırlanmak işi.

Hızlıca : Hızlı bir biçimde.

Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

Kaçmak : Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.

Kaçma : Kaçmak işi, firar.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

 

Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

Gitme : Gitmek işi.

Yayan : Yürüyerek giden. Yürüyerek, yaya. Bilgisiz.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Yaya : Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Tabanla top durdurma anlamı nedir?

İngilizce'de Tabanla top durdurma ne demek ? : stop with the sole