Slipover türkçesi Slipover nedir
- Süeter.
- Düğme veya diğer bağlayıcı malzemeler kullanmaksızın yapılan ve kolaylıkla giyilip çıkarılabilen elbiseler.
- Kazak.
- Süveter.
Slipover ingilizcede ne demek, Slipover nerede nasıl kullanılır?
Slipovers : Düğme veya diğer bağlayıcı malzemeler kullanmaksızın yapılan ve kolaylıkla giyilip çıkarılabilen elbiseler. Süveter. Kazak. Süeter.
Dyslipoproteinemia : Dislipoproteinemi. Kan lipoproteinlerindeki düzensizlikler. Lipoprotein bozuklukları.
Slip a cog : Yanlış yapmak (argo terim). Hata yapmak.
Slip away : Dikkati çekmeden sessizce gitmek. Süzülmek. Tüymek. Savuşmak. Sıvışıp gitmek. Gözden kaybolmak. Yan çizmek. Sıvışmak.
Slip back : Geriye doğru kaymak.
Slip cover : Mobilya kumaşı. Mobilya örtüsü. Mobilyalarda kullanılan kumaş örtü.
Slip knot : İlmek. Hareketli düğüm.
Slip install : Güncelleme kuruluşu.
Slip into : Giymek (giysiyi). Sokuvermek. Girmek. Tutuşturmak. Kaçmak. Sıkıştırmak.
Slip of paper : Volan. Fiş. Föy.
İngilizce Slipover Türkçe anlamı, Slipover eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slipover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Woolies : Yünlü giysi. Tüylü (bitki). Yün fanila. Yün giysiler. Yünlüler. Yünlü. Yünlü kumaş. Yün çamaşır. Yün iç çamaşırı.
Woollies : Yünlü kumaş. Yünlü giysi. Yün iç çamaşırı. Tüylü (bitki). Yünlüler. Yün çamaşır. Yün giysiler. Bulanık. Net olmayan.
Jerseys : Kılık. Pulover. (yün) kazak. Jarse. Yün kazak. Tişört. Örgü kumaştan yapılmış üste oturan giysi (süveter, etek, vs.). Makime örgüsü kumaş.
Jumpers : Engelli koşu atı. Örgü bluz. Köprüleme kablosu. Atlamacı. Atlayıcı. Geçici bağlantı teli. Kaya matkabı. Bebek önlüğü.
Wooly : Kıvır kıvır. Yünlü kumaş. Karışık. Tüylü (bitki). Yün gibi. Yapağı gibi. Yün fanila. Yün çamaşır. Yüne benzeyen.
Jumper : Matkap. Atlamacı. Bebek önlüğü. Atlayıcı. Geçici bağlantı teli. Bluz ya da kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Engelli koşu atı. Kazak (kadın için). Kaya matkabı. Hırka.
Cossack : İmparatorluk rusyası'nın güneyindeki halklardan biri.
Masterful : Dediğini yaptıran. Ustaca. Egemen. Ustalıklı. Hükmeden. Amirane. Hakim. Zorba. Buyurgan. Buyurucu.
Sweaters : Az paraya çok çalıştıran işveren. Hırka. Üç kuruşa işçi çalıştıran patron. Pulover. Sömüren işveren. Köle gibi çalıştıran patron.
Slipover synonyms : pullover, pullovers, cossacks, sweatshirt, sweater, cossach, woolly, jersey, kazakh, slipovers.

Bu kısımda Slipover kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slipover ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slipover anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slipover ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.