Woollies türkçesi Woollies nedir
- Yünlüler.
- Yün giysiler.
- Süveter.
- Yünlü giysi.
- Kazak.
- Net olmayan.
- Yün çamaşır.
- Yün iç çamaşırı.
- Tüylü (bitki).
- Bulanık.
- Yün fanila.
- Yünlü kumaş.
Woollies ingilizcede ne demek, Woollies nerede nasıl kullanılır?
Woolliest : Yüne en çok benzeyen. En yünlü. Karışık. Kıvır kıvır. Kıvırcık. Tüylü (botanik terimi). Yünlü.
Woollier : Yüne daha çok benzeyen. Tüylü (botanik terimi). Daha yünlü. Kıvırcık. Yünlü. Karışık. Kıvır kıvır.
Woollily : Yünden oluşan. Yünlü. Yün içeren.
Woolliness : Karışıklık. Yünlülük. Yün gibi olma. Kıvırcıklık.
Mental woolliness : Kafası karışık olma. Kafası bulanık olma.
Wild and woolly : Kural tanımaz. Medenileşmemiş. Çığrından çıkmış.
Woollens : Yünlü giysiler. Yün giysiler. Yünlüler.
Woolly bear caterpillar : Tüylü tırtıl.
Woolly bear : Tüylü tırtıl.
Woolly hair : Arapsaçı.
İngilizce Woollies Türkçe anlamı, Woollies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Woollies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sweater : Pulover. Az paraya çok çalıştıran işveren. Hırka. Üç kuruşa işçi çalıştıran patron. Köle gibi çalıştıran patron. Sömüren işveren.
Nebulous : Belli belirsiz. Açık ve net olmayan. Bulutsu ile ilgili. Kapalı. Bulutsu. Bulutlu. Şüpheli. Belirsiz. Karışık. Dumanlı.
Worsted : Yünlü. Yün iplik. Yün. Kamgarn iplik. Taranmış. Yün kumaş. Taranmış (penye) kumaş. Varış ipi. Varış çizgisinin iç kıyısı üzerinde, varış direklerine bağlanıp gerilmiş olan 1.22 m. yükseklikteki pamuk ya da benzeri nitelikte yumuşak ip.
Slipovers : Süeter. Düğme veya diğer bağlayıcı malzemeler kullanmaksızın yapılan ve kolaylıkla giyilip çıkarılabilen elbiseler.
Pullovers : Tulum. Pulover.
Blurred : Flu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Donuk. Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Bulandırılmış (görüntü vb).
Woolly : Kıvırcık. Yünsü, sık kıvrık, birbirine sarılmış gibi tüylerle kaplı. Yünlü. Kıvır kıvır. Lanat.
Blur : Bulanıklaştırmak. Net görülmesini zorlaştırmak. Bulanmak. Bulanıklık. Bulaştırmak. Hayal meyal. Bulandırmak. Lekelenmek.
Sweatshirt : Geniş tişort. Uzun kollu pamuklu kazak. Eşofman üstü. Svetşört.
Fabric : Kumaş. Doku. Çatı. İnşa. Nesiç. Bünye. Dokuma. İskele. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur.
Woollies synonyms : ziegfeld follies, clouded, tweed, jersey, cossach, cloth, cossacks, wirespun, kazakh, blurrier, duffels, tweeds, cloudiest, unsharp, wooly, woolies, pilous, feculent, darkest, cloudy, pullover, woollen cloth, material, dim, dimmest, jumper, revue, jumpers, review, woollens, darker, heavies, slipover.

Bu kısımda Woollies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Woollies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Woollies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Woollies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.