Sliver türkçesi Sliver nedir

  • İnce dilim.
  • Uzun ince parça.
  • Dar ve uzunca şey.
  • Yün eğirme.
  • Kıymak.
  • İncecik ayrılmak.
  • Cam elyafı.
  • İnce kesmek.
  • Kıymık.
  • Kıymık yapmak.

Sliver ingilizcede ne demek, Sliver nerede nasıl kullanılır?

Slivered : Kıymak. Kıymık yapmak. İnce kesmek. İncecik ayrılmak. Küçük parçalara ayrılmış.

Slivering : İncecik ayrılmak. İnce kesmek. Kıymak. Kıymık yapmak. Kıymak gibi incecik ayrılan ya da ince kesilen.

Slivers : Kıymık. İnce dilim. İncecik ayrılmak. Uzun ince parça. Kıymak. Yün eğirme. İnce kesmek. Cam elyafı. Dar ve uzunca şey. Kıymık yapmak.

Slive : Kesmek. Sessizce sokulmak. Koparmak.

Slice : Dilimlemek. Kesme vuruşu (tenis). Dilimlere ayırmak. Servis spatulası. Biçmek. Bölmek. Pay. Dilim dilim etmek. Dilmek. Hisse.

Sliceable : Dilimlenebilir. Kesilebilir.

Slice off : Dilimleyerek kesmek.

Slice of life : İnsanlık tarihinin bir bölümü. Yaşamdan bir kesit. Hayattan bir kesit. Hayat dilimi. Bir kimsenin gündelik hayatından bir bölüm.

Slice into : Dilimlere ayırmak.

Slice up : Dilim dilim etmek. Dilimlemek.

İngilizce Sliver Türkçe anlamı, Sliver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sliver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break up : Eğlendirmek. Yolları ayrılmak. Bozulmak (nişan). Tatile girmek. Ayrılmak. Sona ermek. Parçalamak. Tatil olmak. İlişkiyi kesmek. Bitirmek.

 

Spalls : Parçacık. Parçalamak. Yonga. Ufak parça taş. Taş parçası. Pul pul olmak. Kabuğunu soyma. Parçalanmak.

Sacrificing : Kurban etmek. Zararına satmak. Fedakarlıkta bulunmak. Feda etmek. Feda.

Chop up : Doğramak (ağaç). İnce ince kıymak. Doğramak. Kesmek. İnce ince doğramak.

Glass wool : Cam liflerinden yapılmış ses geçirmez madde. Cam pamuğu. Camyünü. Rulopan. Cam yünü. Campamuğu.

Broken piece : Parça. Kırık parça. Çentik. Yonga.

Hack : Doğramak. Sıradan. Hek. Sıradan yürüyüş ve iz sürmede binicilik için kullanılan at. Atla gezmek. Tekme. Alelade. Taksi. Çentik.

Paring : Soyma (kabuk). Kabuk. Yonga. Dış katmanı kesip çıkarma. Soyma (kabuk, soyma, soyuntu, kabuk soyma, soyma (kabuk). Yontma. Kabuğunu soyma. Soyuntu.

Spalled : Taş parçası. Parçacık. Pul pul olmak. Parçalamak. Ufak parça taş. Parçalanmak. Yonga. Kabuğunu soyma.

Splint : Kırık tahtası ile bağlamak. Atel. metakarpus ekzostozları. Kırık tahtası. Kırık sarmada kullanılan tahta. Metakarpus ekzostozları. Kemik içindeki çıkıntı. Splint. Süro.

Sliver synonyms : fragmentize, fragmentise, chopping up, minces, sacrifices, slivering, shaving, cutting, turning, hacked, splinter, shive, broken pieces, massacring, sacrifice, shred, sacrificed, fiberglass, chop, fragment, massacre, glass fiber, spall, murder, beet slices, slivers, fibreglass, glass fibre, hacks, mince, flinder, slivered.

Sliver zıt anlamlı kelimeler, Sliver kelime anlamı

Unite : Bağlamak. Kavuşturmak. Bitişmek. Birleşmek. Raptetmek. Birlik olmak. Evlenmek. Birleştirmek. Kaynaşmak.

Sliver ingilizce tanımı, definition of Sliver

Sliver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sharp, slender fragment. To cut or divide into long, thin pieces, or into very small pieces. A long piece cut ot rent off. To slit. A splinter. As, to sliver wood. To cut or rend lengthwise.