Slive türkçesi Slive nedir

Slive ingilizcede ne demek, Slive nerede nasıl kullanılır?

Sliver : Cam elyafı. Uzun ince parça. İnce dilim. Kıymak. İncecik ayrılmak. İnce kesmek. Kıymık. Dar ve uzunca şey. Yün eğirme. Kıymık yapmak.

Slivered : Kıymık yapmak. Kıymak. İncecik ayrılmak. İnce kesmek. Küçük parçalara ayrılmış.

Slivering : İncecik ayrılmak. İnce kesmek. Kıymık yapmak. Kıymak. Kıymak gibi incecik ayrılan ya da ince kesilen.

Slivers : Cam elyafı. Kıymak. İncecik ayrılmak. İnce dilim. Kıymık. Yün eğirme. Dar ve uzunca şey. Kıymık yapmak. Uzun ince parça. İnce kesmek.

Slice : Kesme vuruşu yapmak. Dilim dilim etmek. Servis spatulası. Dilmek. Biçmek. Hisse. Kesmek. Spatula. Bölmek. Kesme vuruşu (tenis).

Slice up : Dilim dilim etmek. Dilimlemek.

Sliceable : Dilimlenebilir. Kesilebilir.

Slice off : Dilimleyerek kesmek.

Sliced : Kesilmiş. Dilimli. Dilimlenmiş.

Slice bar : Süngü. Maşa. Gelberi. Ocak takımının bir aygıtı. Ateş kontrol çubuğu.

İngilizce Slive Türkçe anlamı, Slive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflorate : Çiçeklerini yolmak. Kızlığını bozma. Zarar verme. Kızlığını bozmak. Kızlık bozmak. Bekaretini bozmak.

 

Bondswoman : Kefil (kadın). Esir (kadın). Köle (kadın). Cariye.

Sneaked : Gammazlamak. Yürütmek. Çalmak. Gizlice girmek. İspiyonlamak. Gizlice yapmak.

Tool : Arabayla götürmek. Pusat. Başkasına alet olan kimse. Araba kullanmak. Kalem. Arabada gitmek. Kukla. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Maşa. Alet.

Bond servant : Kendisine ödeme yapılmadan hizmet verdirilen kimse. Bağlı hizmetçi. Köle.

Barge : Toslamak. Ev gib kullanılan duba. Saltanat kayığı. Karışmak. Çarpmak. Dalmak. Duba. İçeriye paldır küldür girmek. Mavna ile taşımak.

Galley slave : Kürek mahkümu. Forsa. Kürek mahkumu. Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.

Cozened : Aklını çelmek. Aldatmak. Kandırmak. Dolandırmak. Zorlamak.

Sneak : Aşırmak. Yürütmek. İspiyonlamak. Sinsice ve sessizce ilerlemek veya gitmek. Fitnelemek. İspiyon etmek. Gizlice girmek. Gizlice çıkmak. Çalmak. Gammazlamak.

Lodge : Kulübe. Yatıya kalmak. Kiracı olarak kalmak. Kısa süreli kirada oturmak. Arzetmek. Yerleştirmek. Sunmak. Resmi demeç vermek. Kapıcı evi. Beyanatta bulunmak.

Slive synonyms : lodge in, live together, block, snuck, cull out, abandons, barged, individual, encamp, cohabit, coaxes, creature, cozen, inhabit, populate, domiciliate, bondsman, cozening, assuages, reside, person, abridges, neighbour, tent, amputating, break off, someone, abridging, shack up, belt up, bondwoman, camp out, domicile.

Slive zıt anlamlı kelimeler, Slive kelime anlamı

Dead : Sönük. Işığı hızla azaltarak söndürme. Ölü (renk). Gerilimsiz. Ölü zaman. Işığı öldürmek. Uyuşuk. Çok. Çıkmaz.

Inanimate : İnanimat. Sönük. Cansız. Dirimsiz. Ruhsuz. Sıkıcı. Ölü. Donuk.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Slive ingilizce tanımı, definition of Slive

Slive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To separate. To split. To sneak. To cut.