Slobbered türkçesi Slobbered nedir

  • Ağzından akmak.
  • Salya sümük öpmek.
  • Salyası akmak.
  • Salya ile kaplı olan.
  • Ağzının suyu akmak.

Slobbered ile ilgili cümleler

English: Tom's dog slobbered on his pillow.
Turkish: Tom'un köpeği onun yastığına salya akıttı.

Slobbered ingilizcede ne demek, Slobbered nerede nasıl kullanılır?

Slobberer : Ağzının suyu akan kimse veya şey. Salya bulaştıran.

Slobber over : Gevezelik yapmak. Abartmak.

Slobber : Salya sümük öpmek. Ağzından akmak. Ağzının suyu akmak. Karter kompresor kaçağı. Salya. Ağzından salyalar akıtmak. Salya akıtmak. Salyası akmak. Nemli.

Slobbering : Salyası akmak. Salya. Ağzının suyu akmak. Karter kompresor kaçağı. Ağzından akmak. Salya akıtmak. Salya sümük öpmek. Nemli.

Slobbers : Salya. Salyası akmak. Nemli. Salya akıtmak. Karter kompresor kaçağı. Salya sümük öpmek. Ağzının suyu akmak. Ağzından akmak.

Slobbish : Hantal bir biçimde. Kılıksız bir şekilde.

Slobbery : Islak. Salya akıtan. Abartılı. Aşırı duygusal. Salyalı. Abartmalı. Vıcık vıcık. Salyası akan.

İngilizce Slobbered Türkçe anlamı, Slobbered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slobbered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soul : Canlılık. Temel direk. Maneviyat. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Zencilerle ilgili. Hissiyat. Simge. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. İçtenlik.

 

Dribbler : Damlayan şey. Top süren oyuncu.

Slabbering : Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Ağızından tükürük damlatmak. Tükürükle ıslatmak. Salya ile ıslatma.

Slabber : Salya. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Ağızından tükürük damlatmak. Tükürükle ıslatmak. Nemli. Kalın dilimleyici.

Dribble : Çalımlamak. Çalım. Damlatmak. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.). Damlamak. Top sürmek. Bir oyuncunun, topu tek elle yerde zıplatarak, karşı takıma kaptırmadan yer değiştirmesi. Azar azar akmak. Top sürme.

Slobbers : Salya. Karter kompresor kaçağı. Nemli. Salya akıtmak.

Salivate : Salya akıtmak. Ağzı salyalanmak. Ağzı sulanmak. Tükürük salgılamak.

Person : İnsan. Beden. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Tip. Fert. Kimse. Can. Şahıs. Birey.

 

Someone : Biri. Kimse. Bir kimse. Önemli kimse. Birisi. Şahsiyet.

Slobbering : Salya akıtmak. Nemli. Salya. Karter kompresor kaçağı.

Slobbered synonyms : drooler, desire longingly, drivels, drivelling, driveller, drools, drooled, slobber, somebody, mortal, slaver, slavered, driveling, driveled, slabbers, slavering, dribbles, drivelled, drivel, slaver for, individual, drool, slavers, dribbled.