Slubs türkçesi Slubs nedir

  • Yumru.
  • Az bükülmüş eğirilecek yün.
  • Eğirmeye hazır yün.
  • Düğüm.
  • Düğümlü iplik.

Slubs ingilizcede ne demek, Slubs nerede nasıl kullanılır?

Slub : Düğümlü iplik. Yumrulu iplik. Az bükülmüş eğirilecek yün. Yumru. Düğüm. Eğirmeye hazır yün.

Slubber : Önemsememek. Üzerinde durmamak.

Slubberdegullion : Hödük.

Slubbered : Önemsenmeyen. Dkkate alınmayan.

Slubbering : Ciddiye almama. Önemsememe.

Sludging : Tortulaşma. Çamurlaşma.

Sludgey : Çamur ve çökelti ile kaplanmış. Çamurlu.

Sludge : Şlam. Kirli motor yağı. Akarsu yatağındaki tortu. Pissu içindeki katı maddelerin oluşturduğu birikinti. Tortulaşmış yağ (motorda oluşan). Sulu çamur. Pis artık yağ. Yapış yapış çamur. Parça parça deniz buzu.

Sludge pump : Çamur basacı. Çamur pompası. Şlam pompası.

Sludgiest : Çamurlu. Vıcık vıcık.

İngilizce Slubs Türkçe anlamı, Slubs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slubs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knot : Budak. Karıştırmak. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, başı kırmızı, kuzey amerika ve asya'da yaşayan bir tür. Dolaştırmak. Dolaşmak. İlmik. Düğüm atmak. Düğümlemek. Deniz mili.

 

Globular : Küçük küreciklerden oluşan. Yuvarlak. Yuvarsı. Küre biçiminde. Küre şeklinde. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Globüler. Küreciklerden oluşan. Küresel.

Node : Yaprağın ayrıldığı eklem yeri. nod. yürekte yürütücü dokuya ait atriyoventriküler ve sinüatriyal düğümler. 3.ranvier boğumu. Devre düğümü. Boğum. Duran dalga profilinde. Ağ. Devre. Bir durur dalganın sıfır noktaları. Boğum noktası.

Nodal : Boğum. Düğüm çekidi. Bezeleri olan. Bezeli. Düğümsü. Düğümsel. Yumrulu. Düğüme benzer. Düğüm gibi.

Concretion : Kireçtaşı yumrusu. Bütünleşme. Birleşme. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Dondurulmuş cisim. Betonlaşma. Katılaşmış madde. Katılaştırma. Taş.

Condyloid : Kondiloid. Lokmamsı. Kondil ile ilgili. Kondil gibi olan (yuvarlak kemik çıkıntısı).

Nodules : Nodül. Bezecik. Ufak maden parçası.

Climax : Orgazma ulaşmak. Doruğa ulaşmak. Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası. Dönüm noktası. Bir dramatik yapıtta, serimden sonra, olguların birbiriyle çatıştığı, çatallaştığı, içinden çıkılmaz gibi görünen tıkanıklıklar yarattığı, gerilimli noktalar. Doruk. En heyecanlı bölüm. En yüksek dereceye varmak. Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Loop : İlmik. İlmek. İlmek yapmak. İlmek atmak. Takla. Bağlamak. Öze. Düğümlemek. Döngü. Dönme.

Slub : Yumrulu iplik.

Slubs synonyms : prickly ash, hercules club, genus zanthoxylum, hercules' club, zanthoxylum clava herculis, knuckle, concretions, crisis, excrescence, gradients, nodule, cupolas, bump, roughness, gallnut, gallnuts, burls, code, zanthoxylum, loops, burl, calculi, condylus, coding scheme, nodes, excrescences, raggedness, cupola, nodosity, apophysis.

Slubs zıt anlamlı kelimeler, Slubs kelime anlamı

Smoothness : Akıcılık. Tatlılık. Pürüzsüzlük. Kayganlık. Yumuşaklık. Düzlük. Düzgünlük. Yüzey düzgünlüğü.