Nodules türkçesi Nodules nedir

Nodules ingilizcede ne demek, Nodules nerede nasıl kullanılır?

Milkers nodules : Sağımcı nodülleri. Yalancı sığır çiçek hastalığından etkilenmiş ineklerin memeleriyle temas eden insanların ellerinde biçimlenen bezelyeden kiraz büyüklüğüne varan düğümcükler.

Acral pruritic nodule : Akral kaşıntı nodülü. Yalama granülomu.

Chert nodule : Kayaçların içinde bulunan çakmaktaşından böbreksi, düzensiz parçalardan her biri. Çört nodülü. Çakmaktaşı yumrucuğu. Çört yumrusu.

Kimmelstiel wilson nodule : Kimmelstiel-wilson düğümcükleri. Kimmelstiel-wilson sendromunda, glomeruluslarda yaygın veya yerel hiyalin çöküntülerinden oluşan yumrular, interkapiller glomerulosklerozis.

Lymphatic nodule : Lenf boğumu. Lenf düğümcüğü.

Gamma gandy nodul : Siderotik düğüm. Gamma-gandy düğümü.

Siderotic nodule : Siderotik düğüm. Dalakta kahverengi veya sarı renkte, hemoziderin birikim odağının organizasyonuyla oluşan düğümcük. konjesyona veya kanamaya bağlı olarak özellikle yaşlı köpeklerde dalağın kenarlarında veya tüm yüzeyi boyunca görülür, gamma-gandy cisimciği, gamma-gandy düğümü.

Nodular : Boğumlu. Nodüler. Düğüme ait. Küresel. Yumrusal. Nodüler dermatofibrozis. Dermatofibrozis. Yumrulu. Düğümlü.

 

Nodular granulomatous episcleritis : Nodüler fasya yangısı. Nodüler granülomlu episkleritis.

Nodular goiter : Multinodüler guatr. Nodüler guatr.

İngilizce Nodules Türkçe anlamı, Nodules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nodules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coding scheme : Verinin kesikli bir biçimde gösterilmesini belirleyen ve hiçbir belirsizlik taşımayan kurallar kümesi.

Knot : Kanut kuşu. İnsan kümesi. Bağlamak. Deniz mili. Düğümlemek. Boğum boğum olmak (kaslar). Dolaşmak. Düğüm atmak. Düğümle bağlamak.

Numerical value : Sayısal değer. Bir şeyin sayılarla belirtilmiş olan değeri.

Burls : Nope ayıklamak. Kumaştan ilmikleri veya kusurları temizlemek. Ağaç. Nope. Ağaç yumrusu. Düğümü çözmek. Küçük düğüm.

Condylus : Lokma, çıkıntı. Kondilus.

Apophysis : Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kol uzantı. Uzantı. Kemiksel büyüme ya da şişme (anatomi terimi). Apofiz. Genellikle kasın bağlandığı kemik üzerindeki çıkıntı. çam kozalaklarının tohum taşıyan pullarının kaidesindeki çıkıntı. s.mantar hiflerinin üreme organları altındaki çıkıntı. 4.bazı yosun (bryophyta) kapsüllerinin tabanındaki şişkinlik. Yumru, şiş, kamburluk. Derinlerdeki büyük magma kütlelerinden ya da damardan yanlardaki kayaçların içine doğru kama gibi giren ve genel olarak bunlarla bağlantısı olan kol biçiminde uzantı. Apofizis.

Tubercule : Topuzcuk. Vücut veya kemikler üzerinde küçük yuvarlak çıkıntı. Tüberkül. Yumrucuk. Küçük yuvarlak çıkıntı. öğütücü dişlerin üzerlerindeki çıkıntılar. tüberkül.

 

Absolute value : Saltık değer. Salt değer. Mutlak değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür).

Concretions : Birleşme. Şiş. Taş. Katılaştırma. Bütünleşme. Katılaşmış madde. İçinde bulundukları tortul kayaçlardan başka bileşimindeki maddelerin, belli bir çekirdeğin çevresinde çökeltilmesiyle oluşmuş, özekteş yapılı yuvarlak, elips ya da aykırı biçimlerde yumrular. Kireçtaşı yumrusu.

Burl : Ağaç. Küçük düğüm. Düğümü çözmek. Ağaç yumrusu. Nope. Dokunmuş kumaştan düğümleri temizlemek. Nope ayıklamak. Kumaştan ilmikleri veya kusurları temizlemek.

Nodules synonyms : bump, glandule, condyloid, concretion, cupolas, gradients, nodal, cupola, knuckle, loops, crisis, loop, climax, excrescences, nodes, gallnut, calculi, excrescence, slub, node, gallnuts, globular, code, nodule, nodosity.

Nodules zıt anlamlı kelimeler, Nodules kelime anlamı

Shapely : Endamlı. Güzel. Düzgün. Boylu poslu. Biçimli. Yakışıklı. Şekilli. Biçimi güzel olan.