Slurry türkçesi Slurry nedir

  • Sulu çimento.
  • Bulamaç.
  • Tufallı çamur.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Şlam.
  • Sulu çamur.
  • İnce sulu kil.
  • Sıvı çimento.
  • Kireç kaymağı bulamacı.
  • Sulu harç.
  • İnce sıvı karışım.
  • Bir sıvı ile birleştirilmiş çözünmez parçacıklar.
  • Çamur.
  • İnce çamur.

Slurry ingilizcede ne demek, Slurry nerede nasıl kullanılır?

Slurry process : Tufalli çamur süreci. Sulu çamur süreci.

Bentonite slurry : Bentonit şerbeti. Bentonit çamuru.

Slurrying : Sulu çamur. Bulamaç.

Slurred : Pürüzsüz ve düzgğün bir şekilde çalmış (müzik terimi). Lekelenmiş. Ağzında yuvarlayarak konuşmuş. Kirletilmiş. Belli belirsiz konuşmuş.

Slurried : Lekelenmiş. Kirletilmiş.

Slur : Okunaksız yazmak. Ağzında gevelemek. Karalamak. İki notayı birleştirmek. Ağzında yuvarlamak. Lekelemek. Kötü telaffuz etmek. Gizlemek. Hecelerini karıştırmak. Kirletmek.

Slurpee : Aromalı iri buz topaklarından yapılan donmuş ikramlık çeşidi. Bir tür buzlu içecek. Buzlaç.

Cast a slur on : Bozmak. Lekelemek. Gölge düşürmek. İftira etmek. Leke sürmek. Ününe gölge düşürmek. Ününü lekelemek.

Slurries : Sulu harç. Şlam. Bir sıvı ile birleştirilmiş çözünmez parçacıklar. Kireç kaymağı bulamacı. İnce çamur. Sıvı çimento. Sulu çamur. İnce sıvı karışım. Sulu çimento. Bulamaç.

 

Slurring : Ağzında yuvarlamak. İki notayı birleştirmek. Kötü telafuz etme. Lekeleme. Notaları birleştirerek çalmak. Leke sürme. Lekelemek. Ağzında gevelemek. Kötü telaffuz etmek. Leke sürmek.

İngilizce Slurry Türkçe anlamı, Slurry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slurry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gruels : Un çorbası. Sulu yulaf vb lapası. Yulaf lapası.

Claying : Yerküre. Balçık. Kil. Çömlekçi çamuru. İnsan vücudu. Toprak. Hamur.

Suspension : Askıya alma. Askılama. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan ayaktopu oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. Tehir. Katı bir maddenin parçacıklarının sıvı ya da yine katı bir madde içinde, onun parçacıkları ile erimeksizin karışması. süspansiyonda dağılma fazı ve dağılan faz olarak iki faz vardır. Erteleme. Cezanın ertelenmesi. Ödek. Katı asıltı. Süspansiyon askı.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Asetilen lambası. Karpit ışıtacı.

Larry : Harç çapası. Bir erkek ismi (lawrence'ın bir şekli).

Clays : İnsan vücudu. Yerküre. Toprak. Balçık. Kil. Hamur. Çömlekçi çamuru. Toprak künk.

Acid rock : Ekşitli kaya. Asit kaya. Asidik kayaç. Ritminde ve sözlerinde psikedelik olaylara göndermeler içeren heavy rock müziği (1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştır).

Acid proof : Aside dayanıklı. Asite dirençli. Ekşite dirençli. Asit geçirmez.

Slurry synonyms : slurrying, slurries, gruel, advance per shift, grout, daub, daubs, clay, activated carbon, feculence, accident frequency, slush, aspersion, ooze, abandon, dreck, abandoned mine, dirt, bole, gruellers, adit, daubed, additional support, drecks, aspersions, advancing longwall, sludge, sludges, grueller, calumniations, advance heading, wet feed, additional flotation.