Sniffing türkçesi Sniffing nedir

Sniffing ingilizcede ne demek, Sniffing nerede nasıl kullanılır?

Sniffingly : Koklayarak. Küçültücü bir biçimde. Küçümseyerek. Kibirli bir şekilde. Aşağılayarak. Tepeden bakarak.

Sniffier : Kibirli. Kendini beğenmiş. Burnu havada. Kötü kokulu. Pis kokan.

Sniffily : Kibirli bir biçimde. Aşağılayarak. Kötü kokulu bir halde. Tepeden bakarak. Kibirli bir şekilde. Küçümseyerek.

Sniffish : Küçümseyen. Tepeden bakan. Kibirli. Aşağılayan. Burnu büyük.

Pecksniffian : Dindarlık taslayan ikiyüzlü. İki yüzlü. Yüksek ahlaki ilkeleri etkileyen.

Get a sniff of : -den bir nefes çekmek.

Sniffed : Kokusunu almak. Sezmek. Burnuna çekmek. Burnunu çekmek. Koklamak. Burun kıvırmak.

Sniff in : Burnuna çekmek.

Sniff at : Yabana atmak. Hiçe saymak. Burun kıvırmak. Görmezden gelmek.

Sniffer : Burundan uyuşturucu çeken kimse. Burnunu çeken kimse. Burundan nefes alan. Burundan hava alan. Burnunu çeken. Soluyarak uyuşturucu madde alan kimse. Yoklayıcı. Dinleyici. Belli bir maddenin varlığını saptamak için kullanılan cihaz. Burun (argo terim).

İngilizce Sniffing Türkçe anlamı, Sniffing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sniffing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Smell : -in kokusunu duymak. Koku. Koku vermek. Koku almak. Kokusunda olmak. Eser. Kokuşmak. -in kokusundan (bir şeyi) anlamak. İz. Pis kokmak.

Ardent : Gayretkeş. Ateşli. Parlayan. Hevesli. Çok sıcak. Gayretli. Işıl ışıl. Coşkulu. Çabalı. Sıcak.

Variable : Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Bir işlevin bağlı olduğu niceliklerden her biri. Dönek. Tutarsızlık. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği. Çelişki. Sebatsız. Değişen şey. Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad.

Bright : Uyanık. Zeki. Işıltılı. Şeffaf. Görkemli. Berrak. Aydınlık. Muhteşem. Aydın.

Monitoring : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlemek. Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. Gözlemek.

Listenings : Dinleyiş. Dinliyor. Dinleyen.

Aglow : Parlayan. Hararetli. Heyecanlı. Kıpkırmızı. Işıltılı. Ateşli.

Olfactory : Olfaktör. Koklamaya ait. Burun. Koku alma ile ilgili. Koklama duyusu ile ilgili. Olfaktori. Koku duyusuyla ilgili. Koklama duyusuna ait. Koku almayla ilgili.

Examination : Teftiş. Muayene. Tetkik. Sınav. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Kontrol. Sorguya çekme. Denetleme. Hastalığa tanı koymak amacıyla hastayı muayene etme. Tetebbu.

 

Scoff : Oburca yemek. Yemek. Dudak bükmek. Dalga geçmek. Gülmek. Eğlenmek. Kıtıra almak. Maskara etmek. Hapır hupur yemek. Alay etmek.

Sniffing synonyms : aureate, listen, hearing, hearings, listening, brighter, interceptions, argents, oyers, derision, auscultation, oyer, interception, jeering, brilliant, burnished, snuffle, brilliants, beaming, agleam, olfaction, snuffled, brightly, smelling, chichi, mockery, argent, brightest, jeer, candescent, snuffling, auscultations.

Sniffing zıt anlamlı kelimeler, Sniffing kelime anlamı

Invariable : Değiştirilemez. Mütemadiyen. Sabit kalan. Değişmeyen. Değişmez. Daimi. Sabit terim. Her zaman aynı olan. Sabit. Devamlı.

Steady : Sallanmaz hale getirmek. Durmadan. Dost. Sallanmaz. Susun. Aklı başında. Titremesini durdurmak. Muntazam. Sürekli. Doğru yolda tutmak.

Sniffing ingilizce tanımı, definition of Sniffing

Sniffing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rapid inspiratory act, in which the mouth is kept shut and the air drawn in through the nose.