Koklama nedir, Koklama ne demek

  • Koklamak işi

Bilimsel terim anlamı:

Dış çevreden gelen koku uyaranlarını koklama duyusu ile algılama.

İngilizce'de Koklama ne demek? Koklama ingilizcesi nedir?:

smell

Osmanlıca Koklama ne demek? Koklama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şemme

Koklama hakkında bilgiler

Koku alma, koklama veya olfaksiyon, ortamdaki kimyasalların burun vb. duyu organları vasıtasıyla algılanmasıdır. İnsanda koku alma duyusu, omurgasızlara ve alçak seviye omurgalılara nazaran, daha az baskın duyulardandır; zira pek çok alçak seviye omurgalı (örneğin balıklar ve amfibiler) ortamdaki kimyasalları vücutlarının çok çeşitli bölgelerindeki reseptörler (alıcılar) ile algılar. Omurgasızlarda ise burun deliği gibi kemoreseptif (kimyasal algılayıcı) boşluklara rastlanmaz. Bu nedenle pek çok otorite koku almayı 'uzaktan kemoresepsiyon', tat almayı ise 'temaslı kemoresepsiyon' olarak tanımlar.

Hava soluyan omurgalılarda koklama, ağırlıklı olarak, burun boşluğunun iç yüzünü (epithelium) kaplayan sinir uçları tarafından sağlanır. Bir örnek vermek gerekirse etçil memeliler, yiyecek bulmak ve tehlikelerden kaçınmak için koku alma duyusuna bağımlıdır. Etçillerin epithelium'u destekleyen türbinal kemikleri kıvrımlıdır ve daha fazla temas yüzeyi sağlar. Fazladan temas yüzeyi, canlının koku alma kabiliyetini artırır.

 

Bazı canlılarda, burun iç yüzeyine ilaveten, damakta bulunan Jacobson organı koku almaya yardımcı olur.

Koklama ile ilgili Cümleler

  • Ali çiçeği koklamak için eğildi.
  • Tanzanya'da yiyecek koklamak, kibar olmayan hatta çok görgüsüzce bir davranıştır.
  • Koklama beş duyudan biridir.
  • Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!
  • Onu koklama! Mutajenik olabilir.
  • Gülleri koklaman lâzım.

Koklama anlamı, kısaca tanımı:

Koklamak : Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek. Çok az kullanma, çok azıyla yetinmek.

Ağzını koklamak : Niyetini ve durumunu öğrenmek istemek.

Gül üstüne gül koklamamak : Bir sevgili üstüne bir ikincisini sevmemek.

Havayı koklamak : Gelişmeleri veya ortamı anlamaya çalışmak. bir yere göz atmak.

Üstüne gül koklamamak : Sevdiği birinden başkasını sevmemek.

Ortam : Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Burun : Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Kibir, büyüklenme. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

 

Vasıta : Araç. Taşıt. Aracı. Aracılık.

Algı : Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık. Kazanç, alacak. Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Koklama bölgesi : Burun boşluğunun üst konkasının glandüler mukozaya sahip olan olfaktorik bölgesi. Destek, olfaktorik ve bazal hücrelerden oluşan epitel altındaki lamina propriyada seröz yapıda glandula olfaktoryalar bulunur.

Koklama duyusu : Kokuları almaya yarayan duyu.

Koklama duyusu merkezi : Koklama duyu sinirlerinin sonlandığı oluşum. Buradan birinci çift beyin sinirleri çıkarak koklama bölgesine giderler.

Koklama organı : Birincil duygu hücrelerinden meydana gelen ve gaz halindeki maddeleri koklamaya yarayan burun gibi organ ya da böceklerde koku alan kıllar. Birincil duygu gözelerinden meydana gelen ve gaz halindeki maddeleri duymaya, yarayan organlar; burun, böceklerde koku alan kıllar.

Koklama siniri : Burun boşluğu mukozasının koklama ile görevli bölgesinde yayılmış olan ve beyne bağlı bulunan sinir. (biyoloji) (nervus olfactorius), (Lat. nervus=sinir, Lat. olere = koklamak, Lat. facere = yapmak): Burun boşluğu mukozasının koklama ile görevli bölgesinde yayılmış olan ve beyne bağlı bulunan sinir.

Diğer dillerde Koklama anlamı nedir?

İngilizce'de Koklama ne demek? : adj. olfactory

n. smelling, sniffing, smell, sniff, snuffle

Fransızca'da Koklama : olfaction [la]

Almanca'da Koklama : n. Nase, Riecher