Koklamak nedir, Koklamak ne demek
- Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek.
- Çok az kullanma, çok azıyla yetinmek

"Koklamak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu otomobil benzini kokluyor."
- "Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum." - A. Ümit
Koklamak anlamı, tanımı:
Koklama : Koklamak işi.
Ağzını koklamak : Niyetini ve durumunu öğrenmek istemek.
Havayı koklamak : Bir yere göz atmak. gelişmeleri veya ortamı anlamaya çalışmak.
Koku : Belirti, işaret. Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Güzel kokmak için sürülen esans.
Duymak : Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
Yaklaştırmak : İki şeyi birbirine yakın duruma getirmek. Bir şeyi kendine yakın duruma getirmek. Aralarında sıkı ilgi veya duygusal bağın oluşmasına sebep olmak.
Havas : Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. Nitelikler, özellikler. Duyumlar, duygular. İleri gelenler, seçkinler.
Çekmek : Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Herhangi bir anlama almak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. İçki içmek. Herhangi bir engel kurmak. Taşıma gücü olmak. Tartıda ağırlığı olmak. Asmak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Döşemek. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Yol, ay sürmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Aynısını yazmak veya çizmek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Yürütmek, sürmek. Atmak, vurmak. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Boya, badana vb. sürmek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Hoşa gitmek, sarmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Kaçan ilmeği örmek. Germek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Yollamak. Örtmek, giymek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Daralıp kısalmak. İçine almak, emmek.
Kullanma : Kullanmak işi, istimal.
Yetinmek : Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.
Koklamak ile ilgili Cümleler
- Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!
- Ali çiçeği koklamak için eğildi.
- Tanzanya'da yiyecek koklamak, kibar olmayan hatta çok görgüsüzce bir davranıştır.
Diğer dillerde Koklamak anlamı nedir?
İngilizce'de Koklamak ne demek? : v. smell, sniff, nose, nose around, snuff
Fransızca'da Koklamak : sentir, flairer
Almanca'da Koklamak : v. anriechen, beriechen, riechen, schnüffeln, schnuppern
Rusça'da Koklamak : v. нюхать, обнюхивать, понюхать, обнюхать

Bu kısımda Koklamak nedir? Koklamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Koklamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Koklamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.