Sniff türkçesi Sniff nedir

  • Burnuna çekmek.
  • Havayı koklamak.
  • İçe çekilen hava.
  • Kokusunu almak.
  • Burnunu çekme.
  • Burnunu çekmek.
  • Koklamak.
  • Havayı koklama.
  • Burun kıvırmak.
  • Sezmek.
  • Dudak bükerek söylemek.
  • Burun çekmek.

Sniff ile ilgili cümleler

English: The dog sniffed the ground.
Turkish: Köpek yeri kokladı.

English: Stop sniffling.
Turkish: Burnunu çekmeyi bırak.

English: Ali opened the bottle of wine and sniffed it.
Turkish: Ali şarap şişesini açtı ve onu kokladı.

English: I heard Tom sniffle.
Turkish: Tom'un burnunu çektiğini duydum.

English: Ali has the sniffles.
Turkish: Ali burnunu çekiyor.

Sniff ingilizcede ne demek, Sniff nerede nasıl kullanılır?

Sniff at : Burun kıvırmak. Hiçe saymak. Yabana atmak. Görmezden gelmek.

Sniff in : Burnuna çekmek.

Sniff out : Bulmak. Aydınlatmak. Ortaya çıkarmak.

Sniff up : Burnuna çekmek.

Get a sniff of : -den bir nefes çekmek.

Sniffer dog : Narkotik köpeği. Uyuşturucu bulma köpeği. Uyuşturucu köpeği. Uyuşturucu madde arama köpeği.

Sniffingly : Küçümseyerek. Koklayarak. Küçültücü bir biçimde. Tepeden bakarak. Aşağılayarak. Kibirli bir şekilde.

Sniffers : Burnunu çeken. Burun (argo terim). Soluyarak uyuşturucu madde alan kimse. Burnunu çeken kimse. Burundan nefes alan. Dinleyici. Burundan uyuşturucu çeken kimse. Belli bir maddenin varlığını saptamak için kullanılan cihaz. Burundan hava alan. Yoklayıcı.

 

Sniffish : Aşağılayan. Kibirli. Burnu büyük. Küçümseyen. Tepeden bakan.

Sniffing : Parlak. Koklama. Dinleme.

İngilizce Sniff Türkçe anlamı, Sniff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sniff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Savoring : Tadını çıkarmak. Tadını almak. Zevkine varmak. Lezzetli. Zevk verici.

Flouted : Saygısızca karşı gelmek. Delmek. Alay etmek. Eğlenmek. Zıddına gitmek. Reddetmek. Hor görmek. Uymamak. Takmamak. Küçümsemek.

Get wind of : -i öğrenmek. Kulağına gelmek. Bilgi almak. Haber almak. Haberdar olmak. Duymak. Kokusunu hissetmek.

Sniveled : Burun çekme. Sızlanmak. Ağlamak. Yakınmak. Burnunu çekerek ağlamak. Sümük. Burnu akmak. Ağlayıp sızlanma.

Detect : Algılamak. Keşfetmek. Saptamak. Farketmek. Belirlemek. Hissetmek. Bulmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak.

Detected : Ortaya çıkarmak. Saptanmış. Belirlemek. Saptanan. Algılandı. Keşfetmek. Farketmek.

Snivel : Yakınmak. Sümük. Burnu akmak. Burun çekme. Ağlayıp sızlamak. Ağlamak. Sızlanmak. Ağlayıp sızlanma. Burnunu çekerek ağlamak.

Snivelled : Ağlamak. Burnunu çekerek ağlamak.

Sniff synonyms : sniffed, sniff up, noses, sniff in, savours, pull a face, sniffling, snuffs, antedate, get an inkling of, snufflers, flouts, savored, snuff, divine, sniffle, smells, inhale, getting wind of, detects, discerns, snuffler, flouting, sniffled, discern, have a scent for something, smell, inspire, divines, sniffs, discerned, snuffed, be sensible of.

Sniff zıt anlamlı kelimeler, Sniff kelime anlamı

 

Exhale : (gaz vb) salmak. (nefes) alıp vermek. Nefes vermek. Yaymak. Çıkarmak (koku). Oh çekmek. Soluk vermek. Buhar çıkarmak. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Çıkarmak.

Sniff ingilizce tanımı, definition of Sniff

Sniff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To snuff. To draw in with the breath through the nose. To draw air audibly up the nose. Perception by sniffing. As, to sniff the air of the country. That which is taken by sniffing. As, a sniff of air. The act of sniffing. Sometimes done as a gesture of suspicion, offense, or contempt.