Snivel türkçesi Snivel nedir

Snivel ingilizcede ne demek, Snivel nerede nasıl kullanılır?

Sniveled : Sızlanmak. Burnunu çekerek ağlamak. Burun çekme. Sümük. Ağlamak. Ağlayıp sızlanma. Burnu akmak. Yakınmak. Burnunu çekmek.

Sniveler : Ağlayıp sızlanan kimse.

Snivelers : Ağlayıp sızlanan kimse.

Sniveling : Acınacak halde olan. Ağlayıp sızlanma. Sümüklü. Ağlayıp sızlanan. Çabuk ağlayan. Ağlamaklı.

Snivelled : Burnunu çekmek. Burnunu çekerek ağlamak. Ağlamak.

Snicker : Kişnemek. Kıs kıs gülme. Kıs kıs gülüş. Gülmesini tutamamak. Bkz.snigger. Kıs kıs gülmek. Kişneme.

Snivels : Burnunu çekmek. Burnu akmak. Yakınmak. Sümük. Ağlayıp sızlanma. Ağlamak. Burnunu çekerek ağlamak. Burun çekme. Sızlanmak.

Snicked : Kesmek. Çentmek. Kesilen. Çentilen.

Snivelling : Acınacak halde olan. Ağlayıp sızlanma. Sümüklü. Ağlayıp sızlanan. Çabuk ağlayan. Ağlamaklı.

Sniveller : Ağlayıp sızlanan kimse. Ağlamak. Burnunu çekmek. Sızlanmak. Burnu akmak. Sümük. Burnunu çekerek ağlamak. Yakınmak. Ağlayıp sızlanma. Burun çekme.

İngilizce Snivel Türkçe anlamı, Snivel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snivel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bellying : Sızlanan. Şikayet etmek. Şişmek. Şikayet etme.

Talk : Sohbet. Söyleşi. Laf etmek. Boş laf. Sohbet etmek. Konuşma. Hakkında konuşmak. Görüşme. Konuşmak (bir dili). Konuşma biçimi.

Bemoaned : Yanıp yakılmak. Şikayet etmek. Üzüntüsünü belirtmek. Kederlenmek. Üzülmek. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. İnleyerek yakınmak.

Drivelling : Saçmalamak. Salyası akmak.

Complaint : Sitem. Keder. Dert. Hastalık. Suçlama. Yakınma. Şikayet sebebi. Resmi şikayet. Şikayet.

Bogeying : Cin. Vagon alt düzeni. Şeytan. Tanımlanamayan düşman uçağı. Öcü. Düşsel korku. Gulyabani. Tanımlanamayan hava aracı veya taşıtı. Umacı.

Sniffed : Sezmek. Kokusunu almak. Burnuna çekmek. Burun kıvırmak. Koklamak.

Belly : Şikayet etmek. Göbek. Ahenk tahtası. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen. İştah. Telli çalgının ön kısmı. Şişmek. Karın.

Complaints : İftira. Rahatsızlık. Şikayet. Dert. Suçlama. Sitem. Yakınma. Şikayetler. Şikayet sebebi.

Snivel synonyms : sniveled, snivelling, mourns, snivelled, bellies, crying, sniffle, bewailed, snot, bemoans, mourn, snuffle, bleats, phlegm, beef, drivelled, sniffling, sniveller, bewail, bewailing, bemoaning, yammer, bellyache, snuffled, mouth, bleated, give a cry, bogey, sniffled, mucus, complain about, be in tears, snig.

 

Snivel zıt anlamlı kelimeler, Snivel kelime anlamı

Laugh : Gülme. Gülmek. Kahkaha atmak. Gülüş. Gülüşme. Sevinmek. Hande. Kahkahayla gülmek. Gülerek neden olmak. Eğlenmek.

Exhale : Oh çekmek. Nefes vermek. (nefes) alıp vermek. (gaz vb) salmak. Çıkarmak. Soluk vermek. Yaymak. Buhar çıkarmak. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Çıkarmak (koku).

Snivel ingilizce tanımı, definition of Snivel

Snivel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a snuffling noise. To run at the nose. Snot. Mucus from the nose.