Snowboard türkçesi Snowboard nedir

  • Geniş ve tek parçadan oluşan kayak.
  • Kar sörfü yapmak.
  • Kar üzerinde kaymak.
  • Kar kayağı yapmak.
  • Kar kaykayı.

Snowboard ile ilgili cümleler

English: Ali is a pretty good snowboarder.
Turkish: Ali oldukça iyi bir kar kayakçısıdır.

English: Ali rented a snowboard.
Turkish: Ali bir snowboard kiraladı.

English: Ali was carrying his snowboard under his arm.
Turkish: Ali kolunun altında kar kaykayını taşıyordu.

English: Sage Kotsenburg won the first gold medal for the United States in the men's snowboard slopestyle.
Turkish: Sage Kotsenburg kar kaykayı yamaç sitilinde Amerika Birleşik Devletleri için ilk altın madalyasını kazandı.

English: Ali became interested in snowboarding when he was about twelve.
Turkish: Ali yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.

Snowboard ingilizcede ne demek, Snowboard nerede nasıl kullanılır?

Snowbound : Kar yüzünden mahsur kalmış. Kardan mahsur kalmış. Yoğun kardan mahsur kalmış.

Snowball : Kartopu oynamak. Çığ gibi büyümek. Kartopu. Gitgide büyüyen şey. Kar topu. Artmak. Kartopu gibi büyümek. Kartopuna tutmak. Kar topu atmak. Çığ gibi çoğalmak.

Snowball fight : Kartopu savaşı.

Snowballed : Kar topu. Kar topu atmak. Gittikçe artmak. Artmak. Kartopu oynamak. Kartopu. Kartopuna tutmak. Çığ gibi büyümek. Çığ gibi çoğalmak. Gitgide büyüyen şey.

 

Snowballing : Kartopu oynamak. Çığ gibi büyümek. Çabuk artma. Kartopuna tutmak. Gittikçe artmak. Çığ gibi büyüme.

Snowbird : İspinoz. Karkuşu. Kar ispinozu. Ardıç kuşu. Kokainman. Basket olması olası şut. Eroinman.

Snowbanks : Kar tepeciği. Büyük kar kütlesi.

Snowblind : Kar körü.

Snowbreak : Kar siperi.

Snowbirds : Karkuşu. Basket olması olası şut. Eroinman. Ardıç kuşu. İspinoz. Kar ispinozu. Kokainman.

İngilizce Snowboard Türkçe anlamı, Snowboard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snowboard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glide : Süzülmek. Kaymak (bir yerden vb). Kayma. Motorsuz uçmak. Kaydırmak. Planörle uçmak. Gülle atmada, atış için ön hızı kazanmak amacıyla, atma döngüsü içinde yerden yükselmeden atış yerine doğru yapılan sekme. Süzülerek gitmek. Kaymak. Akmak.

Board : Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Tabela. İlan tahtası. Komisyon. Kurul. Kara tahta. Daire. Tahta döşemek. Heyet. Kart.