Snuffs türkçesi Snuffs nedir

Snuffs ingilizcede ne demek, Snuffs nerede nasıl kullanılır?

Snuff colored : Taba rengi.

Snuff coloured : Taba rengi.

Snuff it : Mortoyu çekmek. Mortu çekmek. Tahtalıköyü boylamak. Öbür dünyayı boylamak. Ruhunu teslim etmek. Ölmek.

Snuff out : Söndürmek. Bitirmek. Sonuçlandırmak.

Snuff taker : Enfiye meraklısı.

Give somebody snuff : Yumruklamak.

Snuffboxes : Enfiye kutusu.

Snuffer : Söndürücü. Mum söndüren kimse. Mum söndürücü. Mumlara üfleyen kimse. Uzun ve ince bir tutma yeri olan ve ucunda mum söndürmeye yarayan küçük bir hunisi bulunan gereç. Enfiye (kurutulmuş tütünden yapılan ve buruna çekilen bir keyif verici) kullanan kimse.

Snuff taking : Enfiye çekme.

Snuffed : Açıkgöz. Kurnaz. Enfiye çekmek. Enfiye. Öldürmek. Koklamak. Burnuna çekme. Burnuna çekmek. Yanmış mum ipini kesmek. Kokusunu almak.

İngilizce Snuffs Türkçe anlamı, Snuffs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snuffs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Force : Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mecbur etmek. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Cebir. Irzına geçmek. Yükseltmek (fiyat). Baskı yapmak. Serada yetiştirmek. İcbar etmek.

 

Sorbent : Soğuran. Emici madde. (kimya) sorbent.

Floccule : Saç püskülü. Yün perçemi. Yumak. Küçük topak. Topak.

Noses : Burnunu sürmek. Koku almak. Genizden çıkarmak (ses). Koklayarak bulmak. Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba).

Canniest : Cazip. Sakin. Rahat. İdareli. Hoş. Tedbirli. Zarif. Becerikli. Akıllı.

Bimetal : İkimetalli. Bimetal. İki metalli.

Speck : Beneklemek. Benekçik. Partikül. Ufak leke. Çekit. Benek yapmak. Zerre. Benek. Nokta. Parçacık.

Sealing material : Conta gereci. Sızdırmazlık gereci. Su geçirmez malzeme. Mühür. Cam macunu.

Savour : İlginçlik. Tat. Zevk almak. Tadına varmak. Lezzet. Lezzet vermek. Tadını almak. Hoşlanmak. Koku.

Earth : Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Yeryüzü. Dünya. Topraklamak. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. (bitki kökünü) toprakla örtmek. Zemin. Toprak. İn. Yeryuvarı.

Snuffs synonyms : floc, sorbent material, plant substance, plant material, colouring material, detergent builder, vernix caseosa, adhesive agent, adhesive material, particulate matter, hazmat, abrasive material, waste matter, destroys, wadding, fluff, astute, smell, smells, fibre, get an inkling of, discharge, fiber, aleck, whiff, undercut, snufflers, bedding, chemical substance, croaking, whiffed, calculating, snuffler.

Snuffs zıt anlamlı kelimeler, Snuffs kelime anlamı

Insulator : Yalıtkan madde. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. İzolatör. Yalıtıcı. Yalıtıcı madde. Yalıtım işçisi. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde. Fincan. Yalıtaç.

 

Conductor : Lider. Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Koro şefi. İdareci. Bir filmin müziklendirilmesinde ya da bir televizyon dinletisinde orkestrayı yöneten kimse. Biletçi. İletken. Orkestra yönetmeni. Yol gösteren. Paratoner.

Pull : Çekiş. Çekme. Doldurmak. Yolmak. Toplamak. Çevirmek (iş). Etki. Nüfuz. İltimas. Zorlu tırmanış.