Soaproot türkçesi Soaproot nedir

Soaproot ingilizcede ne demek, Soaproot nerede nasıl kullanılır?

Soap bar : Sabun kalıbı. Kalıp sabun.

Soap bath : Sabun banyosu.

Soap bubble : Sabun balonu. Boş laflar. Sabun baloncuğu. Sadece lafta. Sabun köpüğü.

Soap buble : Sabun köpüğü.

Soap dish : Sabun tası. Sabunluk.

Soap opera : Dizi film (yüzlerce bölümlük). Arkası yarın. Tv radyo melodram dizisi. Beyaz dizi. Pembe dizi. Sürekli tv dizisi. Dizi film.

Soap factory : Sabun fabrikası.

Bar of soap : Sabun kalıbı. Sabun parçası (su ile kullanılarak temizlik için köpük elde edilen madde). Kalıp sabun. Sabun külçesi.

Built soap powder : Sabun tozu yapma.

Soap powder : Sabun tozu. Toz sabun.

İngilizce Soaproot Türkçe anlamı, Soaproot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaproot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seed : Habbe. Bitkilerde döllenmeden sonra tohum taslaklarının gelişmesiyle meydana gelen yapı. Tohumu çıkarmak. Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, nesil, jenerasyon. Evlat. Çekirdeği çıkarmak. Köken. Sperm. Döllemek.

Germ : Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz. Filizlenmek. Embriyo. Tohumun özü. Mikrop. Basil. Bakteri. Çimlenmek. Başlangıç. Başlama çekidi.

 

Talcum : Talk pudrası. Talk.

Source : Sebep. Yararlanılan kaynak. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Kaynak. Göz. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Haber kaynağı. Memba suyu. Edinmek. Memba.

Soapwort : Çevgan. Sabunotu. Helvacıkökü. Karanfilligiller (caryophyllaceae) familyasından, 70 cm kadar boylanabilen, beyaz ya da pembe çiçekli, yapısında sabun maddesi (saponin) bulunan, idrar söktürücü olarak da kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. Sabun otu.

Talc : Talka maruz kalma. Pudra. Talk pudrası. Mineral. (mg6 (oh2 (si4oı0); metalimsi olmayan parıltı, ak, gri, yeşil; çizgi ak, yeşilimsi; elle dokunulduğunda yağlıymış gibi duyulur; sertlik 1, özgül ağırlık 2.7-2.8; monoklinal.). Talk.

Soapstone : Sabun taşı. Sabuntaşı.

Steatite : Sabun taşı. Stetit. Sabuntaşı.

Soapworts : Sabun otu. Helvacıkökü. Çevgan. Sabunotu.

Soaproot synonyms : soap rock.

Soaproot ingilizce tanımı, definition of Soaproot

Soaproot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A perennial herb (Gypsophila Struthium) the root of which is used in Spain as a substitute for soap.