Social welfare türkçesi Social welfare nedir

  • Sosyal gönenç.
  • Bir toplulukta işsizlik, yoksulluk vb. toplumsal sorunları gidermek amacıyla yapılan kamusal ya da özel çalışmalar.
  • Devlet veya bir özel teşkilat tarafından sağlanan sosyal hizmetler.
  • Sosyal refah.
  • Toplumsal refah.
  • Sosyal yardım.
  • Toplumsal yardım.
  • İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Bir toplumu oluşturan iktisadi karar birimlerinin sağladıkları fayda ve tatmin düzeyi. krş. sosyal göstergeler.

Social welfare ile ilgili cümleler

English: He is working for social welfare.
Turkish: Sosyal yardım için çalışıyor.

English: She attended the lecture on social welfare.
Turkish: Sosyal refahla ilgili konferansa katıldı.

English: The committee is discussing social welfare.
Turkish: Kurul sosyal yardımı görüşüyor.

Social welfare ingilizcede ne demek, Social welfare nerede nasıl kullanılır?

Social : Toplantı. Toplumcul. Eğlence. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Toplum içinde yaşayan. Sosyal. Toplu halde yaşayan. Arkadaş canlısı. Girgin. Toplumsal.

Welfare : Yardım. Esenlik. Gönenç. Mutluluk ve sağlık içinde yaşama. Rahat. Mutluluk. Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. Yoksullara yardım. Sıhhat.

 

Social welfare criteria : Üretim olanakları eğrisi üzerindeki bir mal bileşiminden diğerine geçilmesi durumunda pareto etkin dağılımın yeniden sağlanmasına karşın, üretilen mal bileşimi ve tüketiciler arasındaki dağılımındaki değişimin sosyal gönenci olumlu yönde değiştirip değiştirmediği konusunda geliştirilen ölçütler. krş. kaldor-hicks ölçütü, pareto ölçütü, scitovsky ölçütü. Sosyal gönenç ölçütleri.

Social welfare indicators : Sosyal göstergeler. Kentleşme oranı, nüfus artış hızı, sosyal güvenlik sisteminin kapsadığı nüfus, reel işgücü maliyeti, reel ücretler, gelir dağılımı, bütçe içerisindeki eğitim, sağlık ve kültür hizmetlerinin payı, okullaşma oranı, içme suyu hizmetleri gibi sosyal gönenç düzeyinin göstergesi kabul edilen ölçütler. krş. iktisadi göstergeler.

Social ability : Sosyal yetenek. Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram.

Social abnormality : Toplumsal düzgüsüzlük. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması.

İngilizce Social welfare Türkçe anlamı, Social welfare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social welfare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Social aids : Güvenceliye toplumsal güvenceler kurumunca sağlanan yardımlar. Güvenceli yardımları. Sosyal yardımlaşma.

Welfare work : Kamu görevi. Sosyal yardım çalışmaları. Sağlık işi. Sosyal hizmet.

Outreaching : Aşmak. Daha iyi uzanmak. Uzama. Daha ileri gitmek. Geçmek.

Outreached : Uzama. Geçmek. Daha ileri gitmek. Aşmak. Daha iyi uzanmak.

Social relief : İktisadi ve sosyal bakımdan güçsüz durumda bulunanlara, herhangi bir karşılığı olmaksızın yapılan ayni yardım veya parasal yardım. krş. transfer harcamaları. Kamu yardımı. Kamusal sosyal yardım.

Public relief : Ayni yardım. Kamu yardımı. Sosyal yardımlar. İktisadi ve sosyal bakımdan güçsüz durumda bulunanlara, herhangi bir karşılığı olmaksızın yapılan ayni yardım veya parasal yardım. krş. transfer harcamaları. Kamusal sosyal yardım. Aynı yardım.

Social aid : Yaşam düzeyinin geliştirilmesi amacıyla kendisine yapılan ücret ödemesiyle bir ilişkisi ve bir iş karşılığı olmaksızın işçiye yapılan paralı ya da özdeksel yardım. Sosyal yardımlaşma.

Social wealth : Toplumsal varlık. Bir ülkenin iyesi olduğu özdeksel ve tinsel varlıkların tümü. Sosyal servet.

Welfare benefits : Devlet kurumu veya başka kurumlarca işsiz olan veya maddi ihtiyacı olan kimselere yapılan mali veya başka türlü yardım.

Social welfare synonyms : public assistance, subsistence allowance, fringe benefits, outreaches, outreach, social assistance.