Welfare work türkçesi Welfare work nedir

Welfare work ingilizcede ne demek, Welfare work nerede nasıl kullanılır?

Welfare : Rahat. İyilik. Gönenç. Yardım. Esenlik. Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. Sıhhat. Mutluluk. Refah. Sosyal yardımlaşma.

Work : Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. İşlemek. Başarılı olmak. Çalıştırmak. Oynamak. Sızdırmak (para). Yapıt. Çabalamak. Çalışma. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek.

Welfare worker : Sosyal yardım uzmanı. Kamu görevlisi. Sosyal hizmet görevlisi. Sosyal görevli. Sosyal yardım görevlisi.

Welfare benefits : Devlet kurumu veya başka kurumlarca işsiz olan veya maddi ihtiyacı olan kimselere yapılan mali veya başka türlü yardım. Sosyal yardım.

Welfare check : Sosyal yardım çeki.

Welfare criteria : Gönenç ölçütleri. Bir ekonomide toplumun gönencinin artıp artmadığını ölçmeye yönelik olarak geliştirilen ölçütler. krş. pareto ölçütü, kaldor-hicks ölçütü. Kişi başına düşen gelirin satın alma gücü değerdeşliğine göre hesaplanmasıyla oluşturulan ve insani gelişim dizininde kullanılan ölçütlerden biri. krş. eğitim ölçütü, sağlık ölçütü. Refah ölçütleri. Sosyal refah ölçütleri-kriterleri. Gönenç ölçütü.

 

İngilizce Welfare work Türkçe anlamı, Welfare work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welfare work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outreached : Daha iyi uzanmak. Uzama. Daha ileri gitmek. Aşmak. Geçmek.

Outreach : Daha ileri gitmek. Daha iyi uzanmak. Aşmak. Uzama. Geçmek.

Public relief : İktisadi ve sosyal bakımdan güçsüz durumda bulunanlara, herhangi bir karşılığı olmaksızın yapılan ayni yardım veya parasal yardım. krş. transfer harcamaları. Aynı yardım. Kamusal sosyal yardım. Ayni yardım. Kamu yardımı. Sosyal yardımlar.

Welfare benefits : Devlet kurumu veya başka kurumlarca işsiz olan veya maddi ihtiyacı olan kimselere yapılan mali veya başka türlü yardım.

Outreaches : Uzama. Aşmak. Geçmek. Daha iyi uzanmak. Daha ileri gitmek.

Civil service : Mülkiye memurluğu. Devlet hizmeti. Sivil kamu hizmetleri. Kamu hizmeti veya görevi. Devlet memurluğu. Devlet memurları. Memuriyet. Sivil devlet memurları.

Social services : Sosyal servisler. Sosyal hizmetler. Toplumun sosyal meseleler ile ilgili olarak bilgilendirilmesi hizmeti.

Social service : Toplumsal yararlık. Toplumun sosyal meseleler ile ilgili olarak bilgilendirilmesi hizmeti. Güncel ve ivedi toplumsal sorunlara denenceli yanıtlar ya da çözümler getiren toplumbilim dalı. Sosyal hizmetler. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal çevredeki değişmelere uymalarını sağlamayı amaçlayan uğraşlarla yol ve yöntemler dizgisi. Toplumsal hizmet.

Public services : Kentsel donatım. Halkın yararlanması için yapılan iş ve görevlerin tümü. Devlet hizmeti. Kamu hizmeti. Yerel bir toplumda yaşayanların ortaklaşa yararlandıkları ve genellikle devlet, kent yönetimi gibi kamu tüzel kişiliklerince doğrudan doğruya ya da onların gözetim ve denetimi altında, kazanç amacı olmaksızın yerine getirilen, yol, okul, gezilik, durguluk, su, elektrik, havagazı ve toplu taşıma gibi gereksinmelerle ilgili işler ve kolaylıklar. bk. kamu görevi. Kamu hizmetleri. Amme hizmeti. Kamusal kent işgörüleri. Bir kentin, işlevlerini yerine getirebilmesi için gerek duyulan kamu işgörülerinin, kolaylıklarının tümü.

 

Subsistence allowance : Geçinme ödemesi. Geçim indirimi. İstihkak bedeli. Asgari geçim indirimi. İaşe bedeli. Tayın bedeli.

Welfare work synonyms : social assistance, social welfare, fringe benefits, social work, public service, outreaching, social relief, social aids, public assistance, social aid.