Socialist unproductive labour türkçesi Socialist unproductive labour nedir

  • Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sosyalist üretken olmayan emek.

Socialist unproductive labour ingilizcede ne demek, Socialist unproductive labour nerede nasıl kullanılır?

Socialist : Toplumcu. Sosyalist. Sosyalizme özgü.

Unproductive : Kısır. İşlek olmayan. Atıl. Verimsiz. Bereketsiz. Randımansız. Üretken olmayan. Kar etmeyen.

Labour : İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. İş. Çalışma. Çabalamak. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Emek harcamak. Doğurma. Doğum sancısı. (gemi) denizde çalkalanmak. İşçi sınıfı.

Unproductive labour : Verimsiz emek. Klasiklerde hizmet üreten ve ulusal servete katkısı olmayan emek. marksist yaklaşımda her toplumun veya üretim tarzının feodal, kapitalist, sosyalist gibi özgün yapısına göre değişen ve veri üretim ilişkilerine bağlı olan, tanımı tarafsız olmayıp toplumdaki her bir sınıfa göre değişen, bir sınıf tarafından verimli iken diğer sınıf tarafından verimsiz olarak kabul edilebilen emek. krş. üretken emek. Üretken olmayan emek.

 

Capitalistically unproductive labour : Kapitalist üretken olmayan emek. Marksist yaklaşımda hizmet üreten, ancak artık değer kitlesine katkı yapmayan emek.

İngilizce Socialist unproductive labour Türkçe anlamı, Socialist unproductive labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialist unproductive labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Socialist unproductive labour synonyms : a pass through certificate, a shift in supply, ability to pay principle, ability rent, ability to pay approach, a group shares.