Sockless türkçesi Sockless nedir
- Çorapsız.
Sockless ingilizcede ne demek, Sockless nerede nasıl kullanılır?
Ankle sock : Kısa çorap. Soket.
Varsity sock : Varis çorabı.
Wind sock : Rüzgar çorabı. Havaalanlarında rüzgar yönüne göre uçakların iniş direktiflerini belirleyen rüzgar yönü göstergesi. Rüzgar yön göstergesi. Rüzgarda hareket ederek rüzgarın yönünü belirtmek için kullanılan kumaştan boru. Rüzgar tulumu.
Sock : Çorap. Soket. Dövmek. Mantar taban. Vurmak. Ayakkabı keçesi. Tokatlamak. Tokat. Darbe. Tokat atmak.
Sockdolager : Sert vuruş veya söylem. İki çengelin balık ısırdığında bir yay ile birbiri üstüne kapanan birleşme yeri. Son darbe. Dikkate değer şey. Bitirici darbe. Kati tartışma. Bitirici vuruş. Sonuca ulaştıran tartışma. Kayda değer şey.
Socket joint : Manşonlu bağlantı. Manşonlu ek. Ek bilezikli ek. Ek bileziği ile yapılan bağlantı.
Socket wrench : Boru anahtarı. Lokma anahtarı. Vida veya cıvatalara göre değiştirilebilen farklı boyutlarda soketleri olan anahtar. Soket. Lokma anahtar.
Socket for remote control : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzaktan yönetme yuvası. Alıcı ya da almaçta uzaktan yönetme aygıtının bağlandığı yuva.
Socket for tape recorder : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bazı aygıtlarda (örneğin almaçta, göstericide) ses aygıtının bağlanması için ayrılan yuva. Ses aygıtı yuvası.
Socket for uhf antenna : Pek yüksek yinelenim dalgalığı yuvası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaçta pek yüksek yinelenim kuşaklarındaki yayınları izlemek için, buna özgü dalgalık ucunun sokulduğu yuva.
İngilizce Sockless Türkçe anlamı, Sockless eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sockless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Collapse : Çöküntü. Çökertme. Yıkılmak. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ciğerlerine hava gitmemek. Bozulmak. Çöküş. Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. vazodepresyon. Katlanmak. Katlamak.
Unwellness : Rahatsızlık. Keyifsizlik.
Lead poisoning : Kurşun zehirlenmesi. Kurşun veya kurşun tuzlarının vücuda alınması sonucu, sinir, sindirim ve hematopoyetik sistemdeki patolojik değişimlerle belirgin, sığır ve köpeklerde akut diğer türlerin çoğunda ise kronik seyirli zehirlenme, plumbizm.
Caisson disease : Dalgıç hastalığı. Vurgun. Vurgun hastalığı. Kısan hastalığı. Caisson hastalığı. Vurgun yeme. Vurgun (deniz). Dekompresyon hastalığı. Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı.
Anuresis : İdrarsızlık.
Barelegged : Çıplak bacaklı. Baldırı çıplak.
Decompression sickness : Vurgun yeme. Dekompresyon hastalığı. Gaz kabarcığı hastalığı. Vurgu. Dalgıcın bedeninde basıncın hızla düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Düşük basınç hastalıgı. Vurgun. Basınç hastalığı. Dalgıç hastalığı.
Bare legged : Çıplak bacaklı. Baldırı çıplak.
Condition : Şart. Kayıt. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu. Şartına bağlamak. Genel sağlık durumu. Form. Durum. Koşullandırmak. Şartlandırmak. Alem.
Health problem : Sağlık bozukluğu. Sağlık komplikasyonları. Sağlık sorunları. Sağlık problemi. Sağlık sorunu. Kötü ruhsal veya fiziksel durum.
Sockless synonyms : gas embolism, air embolism, catastrophic illness, toxaemia of pregnancy, gastrointestinal disorder, ozone sickness, prostration, hypermotility, indisposition, bold, aeroembolism, foolhardy, heady, illness, anuria, bends, amyloidosis, disease, rash, food poisoning, plumbism, malady, toxemia of pregnancy, toxemia, ague, growth, ill health, saturnism, unhealthiness, toxaemia.
Sockless zıt anlamlı kelimeler, Sockless kelime anlamı
Wellness : Sağlıklı olma durumu. Sağlık. Güçlülük. Sağlıklılık. Sıhhatli olma durumu. Sağlıklı olma. Zindelik. İyi olma durumu. Sıhhat. İyi durumda olma.
Good health : İyilik. Hastalığı olmayan durum. İyi oluş (fiziksel veya ruhsal). Sağlıklı olma. Sağlık. İyi sağlık durumu.
Timid : Cesaretsiz. Heyecanlı. Tutuk. Utangaç. Mahçup. Çıtkırıldım. Sıkılgan. Ürkek. Çekingen. Yüreksiz.
Sockless ingilizce tanımı, definition of Sockless
Sockless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Destitute of socks or shoes.

Bu kısımda Sockless kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sockless ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sockless anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sockless ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.