Solidi türkçesi Solidi nedir
- Yatık çizgi.
- Eski roma'da kullanılmış olan altın madeni para.
- Taksim (/) işareti.
Solidi ingilizcede ne demek, Solidi nerede nasıl kullanılır?
Solidification : Özdeğin bir başka evreden katı evreye geçişi. Katılaştırma. Katılaşma.
Solidification processes : Katılaştırma işlemleri. Radyoaktif artıkların beton, asfalt, cam gibi katı yoğun malzemeyle kaplanıp, gömülmeye hazır duruma getirilmesi.
Solidification range : Katılaşma alanı. Katılaşma aralığı.
Solidification temperature : Katılaşma sıcaklığı.
Solidified : Sıvıda katıya dönüştürülmüş. Katılaşmış. Kamaştırılmış. Katı veya sert hale getirilmiş. Katılaştırılmış.
Solidifying : Sağlamlaştırmak. Kuvvetlenmek. Sertleşmek. Pekişmek. Katı hale getirmek. Sertleştirme. Sertleştirmek. Katılaşmak. Pekiştirmek. Katılaştırmak.
Heat of solidification : Katılaşma sıcaklığı. Katılaşma ısısı.
Solid angle : Tam açı. Katı açı. Bir koninin, tepesini özek alan bir yuvar yüzeyinden ayırdığı parçanın yüzölçümünün, yüzey yarıçapının üstikisine oranı. Üçten fazla düzlemin bir nokta üzerinde oluşturdukları açı.
Solidify : Sertleştirmek. Kuvvetlendirmek. Sertleşmek. Katılaştırmak. Katılaşmak. Pekişmek. Tahkim etmek. Pekiştirmek. Kuvvetlenmek. Katı hale getirmek.
Solidifies : Kuvvetlendirmek. Tahkim etmek. Pekişmek. Sertleşmek. Katı hale getirmek. Sertleştirmek. Katılaşmak. Kuvvetlenmek. Katılaştırmak. Pekiştirmek.
İngilizce Solidi Türkçe anlamı, Solidi eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Solidi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crystal : Kristal. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kristal eşya. Berrak. Basınç elektriğine dayanarak çalışan çeşitli aygıtların genel adı. Buzsul. Belirli bir uzambilgisel biçim altında katılaşmış özdek. miniölçekte, katıyı oluşturan özdecikler ve öğecikler çok uyumlu bir düzenlenim içinde sıralanırlar. Kesme cam. Yapı elemanları (atomlar, iyonlar, moleküller), belli bir kurala bağlı olarak, çevrimsel sıralanmış olan katı madde. (bu çevrimsellik sonucu, yüzeyler büyük kristallerde gözle görünür durumdadır. ancak doğal kristallerin çoğu, ideal koşullardaki ortamlarda büyüyemediklerinden mikroskopik büyüklükte kalırlar ve üstelik birbirlerine engel olarak sonuç yüzeyleri tam oluşamazlar.). Şeffaf.
Solid food : Katı yiyecek.
Dry ice : Katı co2. Karbondioksit buzu. Katı karbon ikioksit. Donmuş karbondioksit. Soğutucu olarak kullanılan katı karbondioksit. Karbondioksitin katı biçimi olup yüksek basınç altında karbondioksit gazının özel cihazlarla katılaştırılmasıyla elde edilen, soğutacağı ortamda ısıyı alarak buharlaşması sonucu ıslaklık oluşturmayan, renksiz, tatsız ve kokusuz, -78,5º c sıcaklığa sahip olan buz, karbondioksit buzu. Kuru buz. Donmuş co2.
Good : Sağlamlaştırmak. Güzel. Hayır. Yararlı. Emin. Çıkar. Dolu dolu. Sağlığa yararlı. Menfaat. Yarar.
Pulverization : Püskürtmek. Toz haline gelme. Serpmek. Toz haline getirme. Haşat etme. Pulverizasyon. Tozlaştırılma. Püskürtme. Un ufak etme. Tozlaştırma.
Solidus : Tam katılaşma eğrisi.
Vitrification : Vitrifiye etme. Vitrifikasyon. Cam haline getirme. Camsılaştırma. Camla kaplama. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cama dönüştürme. Sırlanma. Kullanılmış radyoaktif artıkların etrafının erimiş camla kaplanarak blok olarak dondurulması. camla kaplama, radyoaktif artıkların çevreye ışınım yaymasını önler. Camlaşma.
Powder : Toz haline getirmek. Pudra. Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. Toz serpmek. Makyajda saçlara grilik ya da aklık vermek için kullanılan pudra. Pudralamak. Toz halinde şey. Barut. Toz haline gelmek. Toz.
Food : Yiyecek. Besin. Aş. Gıda. İaşe. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Yemek. Yiyecekler. Nevale.
Precipitate : Sıvı içindeki bir tepkime sonucu, dibe çöken çözünmez özdek (deney tüpünde olduğu gibi). Acele. Yağmak. Çökelmek. Sonucuna ulaşmak. Düşürmek. Atmak. Telaşlı. Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti, presipitin. kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü, presipitat. bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı, presipitat. Çökelti.
Solidi synonyms : plastic, pulverisation, glass, matter.
Solidi zıt anlamlı kelimeler, Solidi kelime anlamı
Bad : Terbiyesiz. Aynasız. Rahatsız. Bozuk. Kokuşmuş. Berbat. Fena. Kem. Perişanlık. Yıkım.
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Solidi kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Solidi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Solidi anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Solidi ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.