Some time türkçesi Some time nedir

Some time ile ilgili cümleler

English: Ali spent some time behind enemy lines.
Turkish: Ali düşman hatlarının gerisinde biraz zaman geçirdi.

English: Ali has been married for some time now.
Turkish: Ali bir süredir evli.

English: Ali has lived in Boston for quite some time now.
Turkish: Ali şimdi uzunca bir süre Boston'da yaşıyor.

English: Ali has been weak for some time now.
Turkish: Ali bir süredir güçsüzdü.

English: Ali advised Mary to take some time to think over her options.
Turkish: Ali Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.

Some time ingilizcede ne demek, Some time nerede nasıl kullanılır?

Some : Bazıları. Keybir. Oldukça çok. Bir bölümü. Bir dereceye kadar. Aşağı yukarı. Bazı. Bazı bölümleri. Biraz. Bir parça.

Time : Yerbilim zamanı. Zamanlamak. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Önel. Defa. Kez. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Süre. Saat tutmak. Süre tutmak.

Some time ago : Bir süre önce. Çok zaman önce. Bir zaman önce.

Some time or other : Bir ara.

 

For some time : Bir süre için. Bir müddet.

The repairs will take some time : Tamirat biraz zaman alır.

Give me some time : Bana biraz zaman tanı. Bana biraz zaman ver. Belli bir zamana ihtiyacım var (düşünmek, karar vermek, bir projeyi bitirmek, vs. için).

İngilizce Some time Türkçe anlamı, Some time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Some time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Some day or other : Zamanın birinde. İleride bir gün. Bir gün. Gelecekte bir zaman.

Incidentally : Bu arada. Aklıma gelmişken. Rastlantı eseri. Laf arasında. Tesadüfen. Yakında. Tesadüf eseri. Şans eseri.

Sometime : Eskiden. Önceki. Bir gün. İlerde. Bir zaman. Sabık. Eski. Bazen. Evvelce.

Hereafter : Öbür dünya. Bundan böyle. Bunu müteakip. Gelecek. Ahret. Ahirette. Ölümden sonraki yaşam. Bundan sonra. Ahiret.

One fine day : Bir gün (gelecek). Günlerden bir gün.

Hereinafter : Bundan sonra. Bundan böyle. Aşağıda.

Some day : Bir gün.

In days to come : Gelecek zamanlarda. Gelen günlerde. Yakında. İleride. Gelecek günlerde. İstikbalde.

Ubi : Nerede. Nereye. Her nereye. Nereden. Nerede olursa. Her ne zaman.

Some time synonyms : some time or other, one day, in future, for a moment, someday, ahead.