Spake türkçesi Spake nedir

  • Konuşmak fiilinin geçmiş zamanı.
  • Bir soyadı.

Spake ingilizcede ne demek, Spake nerede nasıl kullanılır?

Spa pedicure : Spa pedikürü.

Spa : İrlanda'da yerleşim yeri. İçmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı. Kaplıca şehri. Kaplıca maden suyu kaynağı. Kaplıca. Ilıca. İçmeler.

Space : Süre. Ara vermek. Uzam. Aralamak. Espas koymak. Boşluk. İnsanı, çevreden belli bir ölçüde ayıran ve içinde yaşam etkinliklerini ve eylemlerini sürdürmesine elverişli, toprak, hava ve sudan oluşan çevre. Üçü uzaysal ve biri zamansal olmak üzere dört-boyutlu sınırsız sürem. Mesafe. Boşluk bırakmak.

Space age : Uzay çağı.

Space bar : Mesafe çubuğu. Ara tuşu. Boşluk çubuğu. Ara çubuğu ara tuşu. Aralık tuşu. Espas tuşu. Ara çubuğu.

Space between : Aralardaki boşluk. Ara boşluk.

Space craft : Uzay gemisi. Uzay aracı. Yer ötesine çıkıp dolaşan uzay aracı.

Space communication : Uzay iletişimi.

Space before : Öncesinde boşluk. Önceki boşluk. Önce boşluk.

Space between columns : Sütunlar arası boşluk.

İngilizce Spake Türkçe anlamı, Spake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agitate : Galeyana getirmek. Çalkalanmak. Telaşlandırmak. Başkaldırmak. Sarsmak. Altüst etmek. Ortalığı karıştırmak. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Acı vermek.

 

Vacancy : Rastlantılı olarak seçilmiş bir örnek evrenini oluşturan örnek birimlerden kiminin ele geçirilemeyişinden doğan boşluk. İşverenin ek emek isteminin karşılanmadığı durum. Örnek boşluğu. Boş iş.

Abdel : Gamal abdel nasser (1918-1970). Mısırlı subay ve siyasi lider. Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). (arapça) bir ad.

Hole : Deliğe sokmak. Suyutan. Yuvasına girmek. Kazmak. Delik açmak. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Köşesine çekilmek. Kapanmak. Kodes. Zor durum.

Convulse : Katılma. Sarsmak. Şiddetle sarsmak. Kıvrandırmak. Havale geçirmek. Allak bullak etmek (argo terim).

Vacuum : Emme. Vakum. Elektrik süpürgesi ile temizlemek. Boşay. Hava boşluğu. Elektrik süpürgesiyle temizlemek. Özdekten arınmış kapalı oylum. Vakumlamak. İçinde molekül ya da atom bulunmayan uzay; uygulamada, içindeki hava ya da gazı tümüyle boşaltılmış, son kertede alçak basınç bulunan uzay. (bir radyo ışıtacında, eksiucun yaydığı elektronların, havanın ya da gazın atomlarıyla çarpışarak engellenmemesi için, bu ışıtaçta böyle bir boşluk yaratılması gerekir). Boşluk.

Thrash : Harman dövmek. Yenmek. Dayak atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Kırbaçlamak. Pöstekisini sermek. Kıvranmak. Denize karşı seyretmek. Kamçılamak. Fırtınalı denizde rüzgara karşı seyretmek.

Amorphous shape : Özelliksiz şekil.

Emptiness : Boşluk.

Rattle : Hırıltı yapmak. Tangırdatmak. Takırdamak. Vırvır etmek. Şıngırdatmak. Tangırdamak. Çatırdamak. Gıcık etmek. Hırıldamak. Tıngırdatmak.

 

Spake synonyms : thresh about, enclosed space, plump up, subarachnoid space, pleural space, jactitate, natural enclosure, angle, opening, cavity, abidal, thrash about, joggle, fan, crenelle, expanse, succuss, abramovitch, toss, addison, abegg, move, abravanel, palpitate, thresh, abderhalden, adalbert, abaya, concuss, tremble, fluff up, tremor, adamson.

Spake zıt anlamlı kelimeler, Spake kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak.

Spake antonyms : anapsid.