Spareness türkçesi Spareness nedir

Spareness ingilizcede ne demek, Spareness nerede nasıl kullanılır?

Become transparent : Şeffaflaşmak. Saydamlaşmak.

Data circuit transparency : Veri devresi saydamlığı. Veri devresinin saydamlığı. Veri çevrimi saydamlığı.

Data transparency : Veri saydamlığı.

Financial transparency : Bir şirketin finansal başarımına ilişkin anlamlı, güvenilir bilgilerin ilgili yetkece belirlenen zaman aralıklarında kamuoyuyla paylaşılması. Finansal saydamlık.

Fiscal transparency : Hükümetin yapısının ve işlevlerinin, mali politika planlarının, kamu kesimi hesaplarının ve mali hedeflerinin açık ve anlaşılır bir biçimde kamuoyuna sunulması. Mali saydamlık.

Magnetic transparency : Mıknıatıssal alanı geçirme özeliği. Manyetik saydamlık. Mıknatıssal saydamlık.

Nontransparent : Saydam olmayan. Opak. Saydamsız. İçin görülemeyen. Şeffaf olmayan.

Semi transparent screen : Yarı saydam nitelikte geriden gösterim görüntülüğü. Yarı saydam görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Price transparency : İktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere eşit erişime sahip olduğu durum. iktisadi karar birimlerinin fiyatlara ilişkin tüm bilgilere erişme derecesi. Fiyat saydamlığı.

 

Semitransparent : Bir dereceye kadar saydam. Yarı transparan. Yarı saydam. Kısmen transparan. Kısmen şeffaf. Yarısaydam.

İngilizce Spareness Türkçe anlamı, Spareness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spareness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Minorities : Azınlık. Bir ülke nüfusunun çoğunluğu içinde sayı bakımından az; soy, dil ya da din bakımlarından ayrımlı; ancak, yasalar önünde aynı yurttaşlık hakları olan topluluklar. Azınlıklar. Reşit olmama.

Inability : Güçsüzlük. Acziyet. Gücü olmama. Yeteneksizlik. Acizlik. Yapamama. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Olanaksızlık. Aciz.

Littleness : Dar görüşlülük. Önemsizlik. Küçüklük. Miskinlik.

Rarities : Nadide şey. Seyreklik. Az bulunma. Nedret. Nadir şey. Nadirlik. Enderlik. Bulunmazlık.

Dropsy : Bahşiş veya rüşvet. Bedende su toplaması. Ödem. Hidrops. Dropsi. Su toplanması. İstiska.

Ascites : Su toplanması. Karında sıvı toplanması. Karında su toplanması. Karın iltihabı. Karın boşluğunda sıvı birikmesi. Assit. Asites. Karın boşluğunda seröz, berrak ve açık renkte, transudat veya modifiye transuadat niteliğinde sıvı toplanması. portal hipertansiyon, karaciğer sirozu, kalp yetmezliği, karın zarı sıvısının emiliminin azalması, engellenmesi veya fazla miktarda salgılanması sonucu biçimlenir, hidroperitoneum, hidrops asites, hlk. yağ üzülü.

Boniness : Kemiklilik. Kuruluk. Süzgünlük. Zayıf olma. Kılçıklılık. Kemik baskınlığı durumu.

Incapabilities : Güçsüzlük. Kudretsizlik. Kabiliyetsizlik. Elinden gelmeme. Acizlik.

 

Fadedness : Solgunluk. Sönüklük. Solma. Donukluk. Rengini kaybetme durumu.

Enfeeblement : Kuvvetsizlik. Zayıf düşürme. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Dermansız bırakma. Zayıflatılma. Zayıflatma. Mecalsiz bırakma. Güçsüzlük.

Spareness synonyms : bonyness, bodily property, scarcity, deficiencies, sparseness, fewness, diathesis, exility, handicaps, scragginess, inadequateness, disabilities, poorness, droopiness, rareness, leanness, handicap, meagreness, flimsiness, minority, debilities, paucities, slimness, inadequacies, puniness, skinniness, exiguity, disability, maceration, rarity, scarcities, sparsity, emaciation.

Spareness zıt anlamlı kelimeler, Spareness kelime anlamı

Fatness : Şişmanlık. Semizlik. Yağlılık.

Spareness ingilizce tanımı, definition of Spareness

Spareness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leanness. The quality or state of being lean or thin.