Spawner türkçesi Spawner nedir

Spawner ingilizcede ne demek, Spawner nerede nasıl kullanılır?

Spawner fish : Yumurtlayan balık. Özellikle yumurtlama dönemindeki dişi balık.

Spawners : Yumurtlayan balık.

Spawned : Meydana getirmek. Yavrulamak. Yumurtlanmış. Durmadan doğurmak. Ortaya çıkmak. Yumurtlamak (balık vb.).

Frog spawn : Kurbağa yumurtası.

Spawn : Oluşturmak. Durmadan doğurmak. Üreme aşamasında çok sayıda yumurtanın ortama bırakılması ve döllenmesi. Ortaya çıkmak. Meydana getirmek. Yumurtlamak (balık vb). Yumurtlamak (balık vb.). Yumurtlamak. Doğurmak.

Spawns : Yumurtlamak (balık). Yaratmak. Yavrulamak. Durmadan doğurmak. Ortaya çıkmak. Yumurtlamak. Meydana getirmek. Yumurtlamak (balık vb). Doğurmak. Yumurta dökmek.

Artificial spawning ground : Yapay yumurtlama alanı. Balıkların yumurtlaması için suda bilinçli olarak oluşturulan uygun zemin.

Spawning migration : Yumurtlama göçü. Çoğalmak amacıyla, yumurtlamaya uygun alanlara gitme*, yumurtlama göçü. Üreme göçü.

Spawning time : Yumurtlama zamanı.

Spawning : İnatçı. Yumurtlayan. Bırakma. Yumurtlamak. Balık yumurtası dökme. Yumurta dökme. Üreyen. Yumurtlama.

İngilizce Spawner Türkçe anlamı, Spawner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spawner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Layers : Kat. Otuz iki haftalık yaşın üzerinde yumurta üretimi için yetiştirilen ve en yaygın olarak tavuk ve ördekler için kullanılan bir terim. Yumurtacı ırklar. Topçu. Katman. Döşeyen kimse. Tabaka. Katmanlı.

Matronly : Ağırbaşlı. Toplu. Tombul. Dolgun. Ağırbaşlı (kadın). Ana gibi.

Nurturing : Korumacı. Besleme. Büyütme. Bakım veya besin sağlama. Yetiştirme. Gelişmesine yardım etme.

Experienced : Deneyim sahibi. Usta. Deneyim edilmiş. Tecrübe sahibi. Pişkin. Görmüş geçirmiş. Tecrübeli. Kaşarlanmış. Görgülü.

Maternal : Ana tarafından. Anne. Anaya ait. Maternal. Anne (ile ilgili). Anneliğe özgü. Anne tarafından olan. Anneliğe ait. Anneye ait.

Oviparous : Oviparus. Yumurtlayıcı. Yumurtalarını vücut dışına bırakan. Yumurtlayarak çoğalan. Embriyonlu yumurtalar yumurtlayan, oviparus. bu tür hayvanlarda embriyonun gelişimi dış ortamdadır. Oviparöz. Ovipar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organizmadan dışarı bırakıldıktan sonra açılan yumurtalar bırakan canlı. ovipar.

Rootstocks : Köksap. Rizom. Aşılama için kullanılan kök parçası (botanik terimi). Yeni bir filiz veya sürgün üreten yeraltı kökü. Kök.

Spawning : Üreyen. Yumurtlamak. Yumurtlama. Balık yumurtası dökme. İnatçı. Yumurta dökme. Bırakma.

Spawner synonyms : mother hen, spawners, shrewd, rootstock, ovigerous, layer, fish, spawner fish.

Spawner ingilizce tanımı, definition of Spawner

Spawner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mature female fish.