Special offer türkçesi Special offer nedir

Special offer ingilizcede ne demek, Special offer nerede nasıl kullanılır?

Special : Özel baskı. Özel. Özel indirim. Günün yemeği. Spesiyal. Geçici polis. Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan). Spesiyalite. Ek.

Offer : Arz. Fiyat teklifi. Yazılı veya sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi. Sunu. Teklif vermek. Gerek. Bildirmek. Adamak. Teklif etmek. Teklif.

Special offers : Özel indirimler. Özel teklif. Ucuzluk. Özel teklifler. Özel indirim.

Special abilities : Özel yetenekler.

Special ability : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Özel yetenek.

Special accounting period : Özel muhasebe dönemi. Yapılan işin özelliği ve gereğine göre takvim ya da bütçe yılına uymayan ancak başladığı günden sonra yine on iki aylık süreyi kapsayan özel sayışım dönemi. Özel sayışım dönemi. Özel hesap dönemi.

İngilizce Special offer Türkçe anlamı, Special offer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Special offer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheapness : Kalitesizlik. Değersizlik.

 

Shoddiness : Ucuz olma durumu. Değersizlik. Astlık. Bayağılık. Sahtelik. Aşağılık. Adilik. Eksiklik. Yalan.

Moderateness : Ehvenlik. Ölçülülük. Ilımlılık.

Crusaded : Savaşım. Haçlı seferi. Cihat. Savaşım vermek. Mücadele etmek. Savaşa katılmak. Din uğruna yapılan savaş. Mücadele. Haçlı seferleri.

Free gift : Karşılıksız hediye. Hediye.

Special offers : Özel indirimler. Özel teklifler.

Dumping : Boşaltma. Tenzilat. Fiyat indirme. Yurtdışına çok düşük fiyata satma. Boşaltım. Çöp yığını. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Düşürüm. Dökme.

Frugality : Tutum. Tutumluluk. Sadelik. Kanaatkarlık. İdare.

Special discount : Ayrıcalı indirim. Bir satış kuruluşunun yalnız belli, bir kişi yararına uyguladığı ayrıcalı indirim.

Campaign : Sefer. Sefere çıkmak. Kampanyaya katılmak. Mücadele. Savaş. Seferberlik. Kampanya yapmak. Savaşmak. Adaylığını koymak. Mücadele vermek.

Special offer synonyms : campaigned, inexpensiveness, private discount, specials, special, buildup, sale, sleaziness, buildups, crusading, crusade, promotion, dumpings, campaigns.