Speeches türkçesi Speeches nedir

Speeches ile ilgili cümleler

English: He made speeches to many groups.
Turkish: O, birçok gruplara konuşmalar yaptı.

English: Frankly speaking, his speeches are always dull.
Turkish: Açıkçası, onun konuşmaları her zaman sıkıcı.

English: Ali really does detest giving speeches in front of large audiences.
Turkish: Ali geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.

English: I'm not used to making speeches in public.
Turkish: Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.

English: I find it difficult to give speeches in French.
Turkish: Fransızca konuşmalar yapmayı zor buluyorum.

Speeches ingilizcede ne demek, Speeches nerede nasıl kullanılır?

Stump speeches : Seçim konuşması. Açık havada yapılan konuşma. Propaganda konuşması.

Speech act : Söz eylemi. Söz edimi. Sözeylem. Belirli bir ifadede bulunma faaliyeti (örneğin bir evlenme teklifi tehdit etme vs). (dilbilim) konuşma işi.

Speech analysis : Konuşma analizi. Söz çözümleme. Konuşmanın sesli tutanaklarının çözümlenerek sözcüklerin tanınması ya da konuşanın kimliğinin tanınması için gerekli donanımı, çözümleme yöntemlerini içeren ve bunu bilgisayara sesle giriş olanakları geliştirmek üzere kullanmayı uman araştırma alanı. konuşma çözümleme deyimi de kullanılabilir. Konuşma çözümleme.

 

Speech band : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Söz kuşağı. Üzerinde yalnız sözleri taşıyan ses kuşağı.

Speech block : Konuşma engeli.

Speech community : Dil topluluğu. Konuşma topluluğu. Dilseltopluluk. Dilsel topluluk.

Speech defect : Konuşma kusuru. Dil sürçmesi. Konuşma bozukluğu. Pepemelik, kekemelik, yanlış söyleyiş gibi konuşma bozukluklarını da kapsayan ve heceleri, sözcükleri, cümleleri seslendirme konusunda görülen yetersizlik. Sürçü lisan. Konuşma özürü.

Speech coding : Konuşma işaretlerinin kodlanması. Söz kodlama.

Speech compression : Söz sıkıştırma. Konuşma sıkıştırması. Ses kalitesine zarar vermeden konuşma kaydı içeren bir dosyayı sıkıştırma. Konuşma sıkıştırma.

Speech day : Diploma töreni günü. Ödül töreni günü.

İngilizce Speeches Türkçe anlamı, Speeches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speeches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declamations : Heyecanlı konuşma. Hitabet. Bağırıp çağırma. Hitap etme. Konuşma sanatı. Ayta. Belagat. Çatma.

Recitals : Solist konseri. Ezberden okuma. Hikaye. İfade. Beyan. Öykü. Resital.

Preaching : Vaız. Vaaz. Hatiplik. Küçük düşürücü. Öğüt verme. Öğüt. Vaaz verme.

Body : Madde. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Karoser. Hacim. Grup. Miktar. Yoğunluk. Birlik. Kütle.

 

Discourse : Vaız. Konuşmak. Bahsetmek. Üzerinde durmak. Araştırma. Söylem. Tez. İşlemek.

Sermoning : Diskur. Öğüt. Vaaz. Vaiz. Nasihat. Hutbe.

Dialog : İleti. Pencere. Karşılıklı konuşma. İkili konuşma. Söyleşme. Bkz.dialogue. Diyalog. Konuşmalar. İletişim.

Causerie : Gevezelik. Söyleşi. Sohbet. Makale (sohbet biçiminde). Çene çalma.

Sermons : Vaaz. Öğüt. Vaiz. Vaazlar.

Vernacular : Deyim. Konuşma dili. Lehçe. Ağız. Anadili. Yerli dil. Anadil. Anadile ait. Yerel dille yazılan.

Speeches synonyms : taxonomic category, bacteria species, public lecture, speechmaking, fish species, var., type species, langues, variant, rehearsals, declamation, sermonic, neck, rehearsal, advocation, dissertation, apologias, speech, genus, speeching, ending, conversations, langue, declaration, a glib tongue, speech act, stock, colloquies, discoursed, brogue, intonations, chin wag, causeries.