Sermons türkçesi Sermons nedir

Sermons ile ilgili cümleler

English: The pastor's sermons may bore you, but they are morally edifying.
Turkish: Papazın vaazları seni sıkabilir fakat onlar ahlaken iyi örnektir.

Sermons ingilizcede ne demek, Sermons nerede nasıl kullanılır?

Baccalaureate sermon : Mezuniyet töreni ayini.

Hate sermon : Nefret vaazı. Birisi veya bir şeye karşı nefret ifade eden konuşma.

Sermon : Vaiz. Diskur. Dinsel konuşma. Nasihat. Söylev. Uzun ve sıkıcı öğüt. Vaaz. Vaız. Nutuk. Öğüt.

Sermonette : Kısa vaaz.

Sermonic : Nutuk. Vaaz ile ilgili.

Sermonise : Nutuk çekmek. Nasihat etmek. Vaaz çekmek. Nutuk atmak. Söylev vermek. Davranışlar ve ahlak üzerine vaaz vermek (ayrıca sermonize). Vaaz vermek. Öğüt vermek. Dini meseleler üzerine konferans vermek.

Wassermann : August von wassermann (1866-1925). Alman doktor ve bakteriyolog. Bir soyadı.

Wassermann test : Wassermann deneyi.

Sermonizing : Nasihat etme. Vaaz çekmek. Nasihat verici. Nasihat etmek. Söylev vermek. Vaaz etme.

Sermoniser : Davranışlar ve ahlak üzerine vaaz veren kimse (ayrıca sermonizer). Vaiz. Nasihatçi. Dini meseleler üzerine konferans veren kimse.

İngilizce Sermons Türkçe anlamı, Sermons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sermons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adlocution : Söylev jesti. Davalının karar açıklanmadan önce verdiği ifade.

Sober : Ilımlı. Ölçülü. Dizginlemek. Sarhoş olmayan. Aklını başına getirmek. Ciddi. Ayılmak. Temkinli. Makul. Gösterişsiz.

Seriousness : Vakar. Ciddiyet. Ciddilik. Ağırbaşlılık. Resmiyet.

Orations : Söylevler. Hitabe. Nutuk. Konuşma.

Aviso : Nasihat. Tebliğ. Haber. Kurye botu. Bilgi.

Preachings : Öğüt verme. Küçük düşürücü. Hatiplik. Vaaz verme.

Preached : Öğütlemek. Vaazetmek. Vaaz çekmek. Vaaz vermek. Öğüt vermek. Tavsiye etmek. Vaaz etmek. Telkin etmek.

Sermon : Diskur. Nasihat. Dinsel konuşma. Hutbe. Uzun ve sıkıcı öğüt. Vaız.

Injunction : Kesin emir. İhtar. Resmi emir. Emir. Uyarma. Uyarı. Men. Mahkeme emri. Karar.

Sedate : Sakin. Oturaklı. Yatıştırıcı vermek. Durgun. Ağırbaşlı. Sakinleştirmek. Ciddi. Vakarlı. Uslu. Sakinleştirici ilaç vermek.

Sermons synonyms : overserious, of import, discourse, admonition, real, discourses, allocution, sermoning, pointer, preach, sincerity, clerics, dissertation, rede, discoursed, redes, homily, address, curated, clergymen, advices, chaplain, serious mindedness, clergyman, disquisition, sincere, earnestness, important, disquisitions, preaching, curate, guidance, curates.

Sermons zıt anlamlı kelimeler, Sermons kelime anlamı

Frivolity : Delişmenlik. Anlamsızlık. Havailik. Hafiflik. Saçmalık. Eğlence. Hoppalık. Ciddiyetsizlik. Sululuk. Ciddiyetten yoksun hareket veya söz.

Frivolous : Hafif. Sulu. Anlamsız. Ciddiyetsiz. Adaleti yanıltıcı. Önemsizlik. Bambılı. Fingirdek. Hoppa. Havai.

Unimportant : Mühim olmayan. Fındık kabuğunu doldurmaz. Hafif. Ufak tefek. Önemsiz.