Speeds türkçesi Speeds nedir

Speeds ingilizcede ne demek, Speeds nerede nasıl kullanılır?

Speedster : Hız yapan sürücü. Aşırı hız yapan sürücü.

Airspeeds : Hava hızı. Havaya nazaran sürat. Hava sürati. Bir uçağın havaya nispetle hızı.

Speed and shape : Hız ve şekil.

Speed boat : Sürat teknesi. Hız teknesi.

Speed bump : Hız kesme tümseği. Hız tümseği. Sürücülerin araç hızlarını düşürmek amacıyla yol üzerine yapılan tümsek. Kasis.

Speed formatting : Hızlı biçimlendirme.

Speed counter : Hız sayacı. Devir sayacı.

Speed dial : Hızlı çevir. Kullanıcıya telefonda telefon numaraları kaydederek bu numaraları sadece bir veya iki tuş kullanarak arama olanağı sağlayan seçenek (bir numaranın tümünün aranmasına gerek kalmaz). Hızlı çevirme. Hızlı arama.

Speed copy : Hızlı kopya.

Speed control : Hız regülasyonu. Hız denetimi. Sabit hız kontrolü. Hız ayarı. Hız kontrolü. Devir kontrol. Hız reglajı.

İngilizce Speeds Türkçe anlamı, Speeds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speeds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gingers : Hız vermek. Teşvik etmek. Kışkırtmak. Canlandırmak. Dürtü. Kızıl renk. Dürtmek. Kızıl saç. Zencefil katmak.

 

Prosper : İyi gitmek. Zenginleşmek. Geliri artmak. Gelişmek. İyileşmek. İşleri rast gitmek. Refah düzeyi yükselmek. Gönenmek. Zenginleştirmek.

Radial velocity : Işınsal hız. Yarıçapsal hız. Bir özekten çıkan yarıçap doğrultusunudaki hız. Radyal hız. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hızın bir özekten uzaklaşan doğrular boyunca birleşeni.

Sped : Hız kazandırmak. Hızla gitmek. Geçirmek. Sürat.

Speeded up : Acele etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hızlanmak. Aceleci davranmak. Hızlandırılmış devinim. Çabuklaştırmak. Hız vermek. Alıcının olağan hız altında çalıştırılıp, elde edilen filmin olağan gösterici hızıyla oynatılması sonucu, bir filmin herhangi bir görünçlüğündeki devinimin, gerçektekinden daha hızlı görünmesi durumu. yavaşlatılmış devinimin karşıtı. Tempo kazanmak.

Be on the up and up : Gelişme kaydetmek. Kendini toparlamak.

Go far : Başarmak. Başarıya ulaşmak. Karşılamak. Çok başarılı olmak. Uzaklaşmak. Yetmek. Çok iş görmek. Doyurmak. Çok uzak yerlere yolculuk yapmak. Uzaklara gitmek.

Sent off : Oyundan atmak. Göndermek. Oyundan çıkarmak. Yollamak.

Sojourn : Bir süre için kalma. Konukluk. Bir süre kalmak. Geçici olarak kalmak. Geçici olarak ikamet etmek. Oturma. Geçici süreyle kalma. Kalmak. Geçici olarak kalma. Geçici olarak oturmak.

Seeing off : Geçirmek. Yolculamak. Birisini uğurlamaya gitmek.

Speeds synonyms : groundspeed, peculiar velocity, hypervelocity, light speed, gingered, speed of light, muzzle velocity, winter, ginger, pass, serve, go places, c, careering, career, make the grade, bring off, careered, slum, rate, see, send off, get ahead, steerageway, expedites, velocity, accelerate, bid farewell, sending off, while away, speed up, summer, gingering up.

 

Speeds zıt anlamlı kelimeler, Speeds kelime anlamı

Divest : Çıkarmak. Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Elden çıkarmak. Kurtulmak. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak. Soymak.

Overspend : Açılmak. Fazla harcama yapmak. Fazla para harcamak. Bütçeyi aşmak. Fazla masraf yapmak. Fazla harcamak. Fazla sarf etmek.

Slow : Eli ağır. Geç. Yavaşlamak. Hızı azaltan. Sıkıcı. Geri kalmış. Geç olan. Geç anlayan. Kesat.

Speeds antonyms : fast.