Splotched türkçesi Splotched nedir

Splotched ingilizcede ne demek, Splotched nerede nasıl kullanılır?

Splotches : Leke. Benek. Lekelemek. Bulaştırmak.

Splotch : Benek. Bulaştırmak. Leke. Lekelemek.

Splotchier : Benekli. Lekeli.

Splotchiest : Lekeli. Benekli.

Splotching : Bulaştırmak. Benek. Leke. Lekelemek.

Splotchy : Benekli. Lekeli.

Grassplot : Çimenlik.

İngilizce Splotched Türkçe anlamı, Splotched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splotched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clart : Sıvamak. Harç veya çamurla kaplamak. Sürmek.

Blobbing : Damlamak. Küçük kütle. Damla. Küçük yuvarlak. Küçük yuvarlak kütle. Su damlası. Kıvamı koyu iri bir damla. Hata yapmak. Küçük damla.

Blob : Kıvamı koyu iri bir damla. Damlamak. Hata yapmak. Damla. Küçük yuvarlak kütle. Küçük yuvarlak. Su damlası. Küçük damla. Küçük kütle.

Bedaubing : Sıvamak. Bulamak. Sürmek. Karalamak. Kirletmek.

Besmear : Bulamak. Pisletmek. Kirletmek. Karalamak.

Aspersed : Serpmek. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Alnına leke sürmek. Çamur atmak. İftira etmek.

Dots : Nokta. Noktalar.

Attaints : Tutulmak. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Tenzil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Ayıp. Yakalanmak. Rezil etmek.

 

Bastardizing : Dejenere etmek. Değerini düşürmek. Saptırmak. Yozlaşmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Kötüleştirmek. Lekelenmek.

Blemish : Şaibe. Çirkinleştirmek. Hata. Karalamak. Özür. Güzelliğini bozmak. Bozmak. Damga.

Splotched synonyms : blotched, blotchy, bespread, bedaubs, dapples, mottles, asperses, blotted, besmeared, carry, flecking, blur, bastardizes, blots, daubed, blotches, asperse, besmears, blobbed, bedaub, dappling, bespreads, besmearing, daub, bastardise, aspersing, attainting, maculas, macula, blemishing, blobs, lentigo, bastardize.

Splotched zıt anlamlı kelimeler, Splotched kelime anlamı

Plain : Düzlük. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Düz. Yalın. Sadelik. Açıklık. Sade. Süssüz. Ova.