Splurge türkçesi Splurge nedir

Splurge ingilizcede ne demek, Splurge nerede nasıl kullanılır?

Splurged : Gösteriş. Harcamak (epey para). Para saçmak. Hava atmak. Epey para harcama. Gösteriş yapmak. Savurganlık. Hava. Savurganlık yapmak.

Splurges : Para saçmak. Hava atmak. Epey para harcama. Savurganlık. Savurganlık yapmak. Gösteriş. Harcamak (epey para). Gösteriş yapmak. Hava.

Splurging : Harcamak (epey para). Gösteriş. Para saçmak. Hava atmak. Epey para harcama. Gösteriş yapmak. Savurganlık. Hava. Savurganlık yapmak.

Splutter : Saçmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Tükürür gibi konuşmak. Boğulmak (motor). Akmak (kalem). Cızırtı yapmak. Acele ile söylemek. Fışkırtmak. Sıçratmak. Mürekkep akıtmak.

Spluttered : Acele ile söylemek. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Saçmak. Cızırdamak. Tükürür gibi konuşmak. Mürekkep akıtmak. Sıçramak. Akmak (kalem). Boğulmak (motor). Cızırtı yapmak.

Splutters : Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Acele ile söylemek. Sıçramak. Fışkırtmak. Konuşurken tükürükler saçmak. Mürekkep akıtmak. Saçmak. Boğulmak (motor). Cızırtı yapmak. Cızırdamak.

Spluttering : Konuşurken tükürükler saçmak. Sıçramak. Mürekkep akıtmak. Çıtırdamak. Boğulmak (motor). Tükürükler saçarak konuşmak. Fışkırtmak. Akmak (kalem). Saçmak. Cızırtı yapmak.

 

Splanchnography : Splanknografl.

Splanchnopleura : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sölom epitelinin bağırsağı çevreleyen iç bölgesinin adı. Splanknoplevra. Splanknoplöra. Splanknik mezoderm.

Splanchnopleure : Bağırsakların embriyonik oluşum aşaması (embriyoloji). Splanknoplevra.

İngilizce Splurge Türkçe anlamı, Splurge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splurge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aero : Havayla ilgili. Havacılıkla ilgili. Ero. Gaz. Uçak. Havacılık. Uçakla ilgili. Uçak veya uçan bir şeye ait. Hava, gaz.

Extravagances : Müsriflik. Abartı. Ölçüsüzlük. Aşırılık. Taşkınlık. İsraf. Mantıksızlık. Saçmalık. Delilik.

Exterior : Dışarı. Dışarıda olan. Dışyüz. Görünüş. Zahiri. Dış ülkelerle olan. Dış. Dış görünüş. Dış ilişkiler.

Aether : Gökyüzü. Eskiden beri uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek bir madde. Esir. Lokman ruhu. Lokmanruhu. Eter.

Blazoned : Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Sergilemek. Teşhir etmek. Uygun bir dille söylemek. Arma. Parlatmak. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Arma çizmek. Ongun.

Parade : Geçit. Geçit töreni yapmak. Teşhir etmek. Teftiş için toplanmak. Belirli bir düzen içinde geçmek. Gösteri. Alay. Sıraya dizmek.

Swanks : Çalım. Horozlanmak. Kurumlanmak. Kurum satmak. Kasıntı. Caka. Kasılmak. Şıklık.

Prank : Şaka. Şeytanlık. Giydirip kuşatmak. Azizlik. Oyun. Yaramazlık. Eşek şakası. Süslemek. Donatmak.

 

Aromas : Itır. Aroma. Aroma (güzel) koku. Rayiha. Koku. Hoş koku. Koku (kuvvetli ve hoş). Güzel koku. Ortam.

Splurge synonyms : ostentate, splurging, blazoning, bravado, gimmickry, cut a dash, throw money, gasconade, flaunt, ambiences, swank, squandering, flaunted, waste, give oneself airs, crowed, consume, squander, braveries, make a display, posing, splurges, appearance, make a great display, display, profusion, bravados, aeros, displays, lavishness, spendthriftiness, affectations, prodigality.

Splurge ingilizce tanımı, definition of Splurge

Splurge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a great display in any way, especially in oratory. A blustering demonstration, or great effort. A great display.