Spot cash türkçesi Spot cash nedir

  • Peşin para.
  • Nakit ödeme.
  • Emre hazır para.
  • Peşin ödenen para.

Spot cash ingilizcede ne demek, Spot cash nerede nasıl kullanılır?

Spot : Yerini saptamak. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Lekelemek. Benek benek olmak. Kısa tanıtı. Peşin işlem. Nokta yapmak. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Beneklemek. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

Cash : Para. Peşin. Bozdurmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nakit para. Ödenili. Tahsil etmek. Paraya çevirmek. Nakit. Peşin ödeme.

Spot activity : Lekelerin doğması, çoğalması, büyümesi, azalması, devinmesi gibi olayların genel adı. Leke etkinliği.

Spot announcement : Kısa reklam. Reklam spotu.

Spot ball : Siyah noktalı beyaz bilardo topu.

Spot bar : Işık çubuğu. İşıkları istenilen yükseklikte ve alçaklıkta tutan çubuk. ışığı dağıtan bir çeşit beyaz ışıldak camı.

İngilizce Spot cash Türkçe anlamı, Spot cash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spot cash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ready cash : Kasa mevcudu. Nakit. Hazır para. Eldeki para.

Imprests : Hazineden verilen avans. Avans.

Hard money : Sağlam para. Konvertibl para. Sikke. Nakit. Demir para. Onvertibl para. Madeni para.

 

Cash payment : Peşin ödeme. Toptan ödeme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nakden ödeme. Para ile ödeme. Nakdi ödeme. Güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da gelmiş sayılmasında öbür koşulları taşıyamaması nedeniyle sakatlık ya da yaşlılık aylığı bağlanılması olanaksız ise o güne kadar ödemiş olduğu sakatlık, yaşlılık ve ölüm güvenceleri kesenekleriyle işverence aynı düzeyde ödenmiş olan kesenekler toplamının kendisine geri verilmesi. Sayışımlar arasında aktarma yapılma yoluyla sağlanan ödeme. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi.

Hard cash : Nakit. Nakit para. Trinko para. Hazır para. Madeni para.

Cashes : Bozdurmak. Para. Nakit. Bozdurmak (çek). Bozmak. Peşin. Tahsil etmek. Peşin ödeme. Paraya çevirmek.

For cash : Nakit olarak. Peşin olarak. Peşinen. Peşin para ile.

Net cash : Net ödeme.

Advance payment : Ön ödeme. Avans. Avans olarak ödeme. Avans ödemesi. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Peşinat. Peşin ödeme. Öndelik.

Spot cash synonyms : cash down, ready money, imprest, specie payments, cash buying, ready, cash in advance, cash delivery, readiest, cash, readier.