Spreads türkçesi Spreads nedir

  • Şişmanlık.
  • Genişlik.
  • Sapma (balistik).
  • Kar oranı.
  • Örtü.
  • Yayılma.
  • Açıklık.
  • Ekmeğe sürülen şey.
  • Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete).
  • Ziyafet.
  • Genişleme.
  • Şölen.
  • Dağılma.
  • Bulaşma.
  • Ara.
  • Uzatma.
  • Yayılım.

Spreads ile ilgili cümleler

English: A network of railroads spreads all over Japan.
Turkish: Bir demiryolu ağı tüm Japonya'yı sarar.

English: Ebola spreads from person to person through bodily fluids.
Turkish: Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.

English: Malicious gossip spreads like wildfire. I guess that's why they say bad news travels fast.
Turkish: Kötü niyetli dedikodular orman yangını gibi yayılır.Sanırım kötü haber tez yayılır demelerinin nedeni budur.

English: The butter spreads easily.
Turkish: Yağ kolayca sürülür.

Spreads ingilizcede ne demek, Spreads nerede nasıl kullanılır?

Spreadsheet : Elektronik tablo. Elektronik çizelge. Tablolama programı. Elektronik çizelge programı. Hesap tablosu. İş tablosu. Tablolama programıyla hazırlanan tablo. Böyle bir programda kullanılan çoklu sütunları olan çizelge. Elektronik tablo programı. Özet tablo.

Spreadsheet program : Tablolama programı. Hesap çizelgesi programı. Elektronik hesap çizelgeleri kurmak için kullanılan program. Elektronik çizelge programı.

 

Spreadsheet type : İş tablosu türü.

Spreadsheets : Hesap tablosu. Bilgisayarlarda bir muhasebe programı. Böyle bir programda kullanılan çoklu sütunları olan çizelge. Her bir değişkenin etkilerini belirlemek amacıyla bu değişkenlerin ayarlanmasına olanak sağlayan özel bilgisayar yazılımları.

Three dimension spreadsheet : Ayrı sayfalarda bazı ayrı tablolar içeren hesaplamalar programı. Üç boyutlu çizelge.

Overspreads : Kaplamak. Yayılmak. Üzerine geçirmek.

Spread around : Çevreye yayılmak. Çevreye yaymak.

Transferspreadsheet : İştablosuaktar.

Wingspreads : Kanat açıklığı. Kanat genişliği. Kanat aralığı.

Spread butter on bread : Ekmeğe yağ sürmek. Ekmek üzerine tereyağı sürmek.

İngilizce Spreads Türkçe anlamı, Spreads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spreads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strew : Yaymak. Serpmek. Serpiştirmek. Saçılmak. Dağıtmak. Dağılmak. Saçmak. Neşretmek.

Extention : Doğuma yardım sırasında bükülü olan baş veya bacak gibi yavru kısımlarının düzeltilme işlemi, ektensiyon.

Extension : Ek. Talim veya terbiye. Dahili telefon hattı. İç hat. Yayma. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. Paralel. Artırma. Aktarım eki.

Cloth : Bez. Din adamlığı. Dokuma. Rahiplik. Cilt bezi. Sofra örtüsü. Çaput. Yelken. Kumaş.

Creepages : Kayma. Kaçak yolu. Akış. Sızıntı.

Sprawl : Yayılıp yatmak. Sere serpe uzanmak. Serilmek. Yayılarak oturmak. Yayılmak. Çok geniş bir alana yayılmak. Genişlemek. Uzanmak.

Feasted : Ağırlamak. Çok yemek yemek. İyi beslemek. Bayram yapmak. Ziyafet vermek. Zevk almak. Eğlendirmek. Tadını çıkarmak.

 

Cessation : Durma. Kesilme. Fasıla. Duruş. Ara verme. Sona erme. Durdurulma. İnkıta. Mola.

Demerger : Bir şirketin daha büyük bir grup veya şirketten ayrılması. İşletmenin bir bölümünü ayırarak elden çıkarma. Şirket bölünmesi. Şirket ayrılması. (britanya ingilizcesi) iki veya daha fazla şirket arasındaki birleşmenin feshedilmesi. Ayrılma.

Spreads synonyms : being fat, corpulences, continuances, candidnesses, earning rate, decompositions, export, caparison, extensity, blowouts, breather, distribute, chasm, dilatatio, breakup, abscission, chasms, air gap, beano, cover, beef up, spread out, contagion, creep, continuations, breadth, expanses, abscissions, dec, transmissions, extent, epulation, breaking down.

Spreads zıt anlamlı kelimeler, Spreads kelime anlamı

Gather : Büzgü yapmak. İrin toplamak. Toparlanmak. Biriktirmek. Kendini toplamak. Bir araya gelmek. Devşirmek. Büzmek (dikiş). Seçmek. Kazanmak.

Stand still : Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak.