Sprung türkçesi Sprung nedir

  • Yaylı.
  • Fırlayan.
  • Eğilmiş.
  • Suçüstü yakalanmak.
  • Bel vermiş.
  • Esnek.
  • Esnemiş.

Sprung ile ilgili cümleler

English: Tom's boat sprung a leak and started taking on water.
Turkish: Tom'un teknesi sızdırmaya ve su almaya başladı.

Sprung ingilizcede ne demek, Sprung nerede nasıl kullanılır?

Unsprung : Yaylanmaz.

Spruce : Alaçam. Temiz giyimli. Giyiminde titiz. Temiz. Ladin ağacı. Derli toplu. Çeki düzen vermek. Ladin. Şıklaştırmak. Çam.

Spruce fir : Adi ladin. Ladin. Alaçam.

Spruce oneself up : Üstünü başını düzeltmek. Kendine çeki düzen vermek. Donanmak. Şık giyinmek.

Spruce up : Çeki düzen vermek. Şık giyinmek. Şıklaştırmak. Düzeltmek (giysi).

Sprucing : Şıklaştırmak. Çam. Şık giydirmek. Alaçam. Titiz giyimli. Ladin. Müşkülpesent. Temiz giyimli. Düzeltmek (giysi). Düzenlemek.

Black spruce : Kara ladin.

Spruced up : Bayramlıklarını giymiş. Özenle giyinmiş. Cicilerini giymiş. Giyinip kuşanmış. Süslenip püslenmiş.

Spruced : Çeki düzen vermek. Düzeltmek (giysi).

Sprucer : Şık. Düzgün (giyim). Temiz.

İngilizce Sprung Türkçe anlamı, Sprung eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sprung ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curved : Eğmeçli. Eğimli. Çarpık. Kıvrık. Kıvrılan. Bombeli. Eğri. Kavisli.

 

Spring : Coğrafya, gitar, uzay, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Yaylanmak. Yay. Şafak sökmek. Esnek metal parça. Köprü yayı. Bahar. Kışı yaza bağlayan ara mevsim, bk. mevsimler. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay.

New : Turfanda. Yeni tarihli. Yaş. Acemi. Yeni. Taze. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Değişik. Keşfedilmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler.

Lithe : Kıvrak. Eğilip bükelebilen. Kolay eğilip bükülebilen. Esnek vücutlu.

Soarers : Havada fırlayan şey.

Saggy : Eğilen. Düşmeye sarkmaya çökmeye meyilli olan. Sarkmış. Düşen. Sarkık. Sarkan. Batan.

Springiest : Zıpkın gibi. Enerjik. Yay gibi. Elastik. Elastiki. Canlı.

Flexible : Bükülme esnekliği gösteren. Elastiki. Hareket kabiliyeti yüksek. Elastik. Bükülgen. Yumuşak başlı. Eğilebilir. Sabit olmayan. Esner.

Bended : Kıvrılmış. Bükülmüş.

Limbering : Toparlak. Çevik. Oynak (özellikle kol ve bacaklar). Oynak. Bükülgen. Eğilir. Eğilir bükülür. Top arabası ön parçası. Kıvrak.

Sprung synonyms : leaned, elastip, elastics, carriole, decumbent, soarer, limps, springier, skewed, dashed, lithest, lithesome, ductile, darter, be caught redhanded, canted, sagged, nonrigid, stringed, spun, newborn, flexed, springy, slanty, warped, elastic, atilt, lither, flexile, limp, inflected, limber, lopsided.

Sprung zıt anlamlı kelimeler, Sprung kelime anlamı

Old : Eskimiş. Kart. İhtiyarlamak. Pişkin. İhtiyar. Eski zamanlar. ...yaşında. Yaşlı. Büyük. Eski.

Sprung ingilizce tanımı, definition of Sprung

Sprung kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of a spar that has been cracked or strained.