Squid türkçesi Squid nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Mürekkepbalığı.
  • Aşırıiletken nicemsel girişim aygıtı anga.
  • Kafadan ayaklılar (cephalopoda) sınıfından, 20 cm kadar uzunlukta, söbe biçiminde vücutlu, 8 kollu ve 2 uzun dokunaçlı olan, denizlerde yaşayan bir yumuşakça türü.
  • Kendine fazla güvenen ancak yetenekleri kısıtlı olan yarışçı.
  • (abd) denizci.
  • Supya.
  • Sürekli kendini öven motorcu tip.
  • Mürekkep balığı.
  • 1 sterlin.
  • Kalamar.

Squid ile ilgili cümleler

English: A squid has ten legs.
Turkish: Bir kalamarın on bacağı vardır.

English: I love to eat fried squid.
Turkish: Kızarmış kalamar yemeyi severim.

Squid ingilizcede ne demek, Squid nerede nasıl kullanılır?

Squids : Aşırıiletken nicemsel girişim aygıtı anga. Mürekkep balığı. (abd) denizci. Kendine fazla güvenen ancak yetenekleri kısıtlı olan yarışçı. Sürekli kendini öven motorcu tip. Mürekkepbalığı. 1 sterlin. Kalamar. Supya.

Squib : Patlayıcı. Hiciv. Dinamit fitili. Maytap. Yergi. Fişek. Taşlama. Kestanefişeği.

Squibs : Yergi. Dinamit fitili. Kestanefişeği. Patlayıcı. Taşlama. Maytap. Hiciv. Fişek.

Squiffy : Çakırkeyif. Kafası dumanlı. Sarhoş.

Squiggle : Karalamak. Kısa ve eğri çizgi. Kıvrılmak. Kısa ve eğri çizgiler çizmek. Döndürmek. Kısa ve dalgalı çizgiler çizmek. Kıvırtmak. Çiziktirmek. Çevirmek. Kargacık burgacık yazmak.

 

Squiggly : Eğri büğrü. Kısa ve dalgalı bir şekilde. Dalgalı. Kısa ve eğri bir şekilde. Dalgalı ve dönen bir şekilde. Kıvrımlı.

Squiggled : Çevirmek. Karalamak. Kıvrılmak. Çiziktirmek. Kısa ve dalgalı çizgiler çizmek. Döndürmek. Kısa ve eğri çizgiler çizmek. Kıvırtmak. Kargacık burgacık yazmak.

Squiggling : Çevirmek. Karalamak. Kısa ve dalgalı çizgiler çizmek. Kıvırtmak. Kargacık burgacık yazmak. Kıvrılmak. Kısa ve eğri çizgiler çizmek. Çiziktirmek. Döndürmek.

Squinched : Kırkmak. Göz kaslarını germek. Çömelmek. Kısmak. Gözleri kısmak. Çekinmek. Kaçınmak. Geri çekilmek. Tırsmak.

Squillitic : Skuilitik.

İngilizce Squid Türkçe anlamı, Squid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nuggets : Doğal külçe. Saf altın parçacığı. Kaynak dolgusu. Küçük ama değerli olan şey. Altın külçesi. Külçe. Aptal. Küçük değerli şey. (altın vb) külçe.

Knicker : Paçalı kadın donu.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Seafood : Yenilebilen deniz ürünü.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Nicker : Gülmek. Hafifçe kişnemek. Kişnemek. At sesine benzer se çıkarmak. Hafifçe kişneme.

 

Cuttlefishes : Kafadan ayaklılar. Çok hücrelilerden (metazoa), yumuşakçalar (mollusca) dalından, başlarının ön bölgesinde kaslı, çekmenli ya da çengelli uzun kolları bulunan, gözleri iyi gelişmiş, başlarının altındaki bir huniden fırlatılan suyun basıncı ile hareket eden, vücudun iç bölgesine yerleşmiş iç iskelet halinde küçük bir kabuğu bulunan, hepsi ayrı eşeyli, denizlerde yaşayan, tehlike karşısında mürekkep bezinden kara renkli sıvı salgılayan türleri olan bir sınıf. ahtapot (octopus), mürekkep balığı (sepia officinalis), loligo (loligo), notilus (nautilus) iyi bilinirler. mürekkep balıkları. Sepia.

Squid synonyms : giant squid, ommastrephes, architeuthis, calamaries, calamary, squids, calamari, sepias, jarhead, calamars, decapod, a site, nickers, nugget, abo blood groups system, abambulacral area, a cell, aardwolf, nickered, acacia, cuttle, abductor muscle, nickering, aardvarks, abiotic factor, calamar, a cells, cuttles, sepia, a chromosome, cuttlefish, cuttled, loligo.

Squid ingilizce tanımı, definition of Squid

Squid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, any species of Loligo, Ommastrephes, and related genera. [Bakınız: Calamary], Decacerata, Dibranchiata. Any one of numerous species of ten-armed cephalopods having a long, tapered body, and a caudal fin on each side.