Stand upright türkçesi Stand upright nedir

  • Dinelmek.
  • Dik durmak.

Stand upright ile ilgili cümleler

English: An empty bag can't stand upright.
Turkish: Boş torba dik duramaz.

Stand upright ingilizcede ne demek, Stand upright nerede nasıl kullanılır?

Stand : Çekilmek. Dayanmak. Tahammül etmek. Statif. Ismarlamak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Desteklemek. Karşı koymak. Üçayak. Ayakta durmak.

Upright : Onat. Nezih. Dimdik. Dürüst. Namuslu. Kalkık. Dikme. Dik uzanan. Doğru.

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı durmak. Karşı duruş sergilemek. Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Muhalefet etmek.

Stand age : Meşcere yaşı.

İngilizce Stand upright Türkçe anlamı, Stand upright eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand upright ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Craned : Vinçle kaldırmak. Turna gibi uzanmak. Sifon. Vinç. Boynunu uzatmak. Uzatmak (boynunu). Turna kuşu. Vinç ile kaldırmak. Maçuna.

Draw oneself up : Dimdik ayakta durmak.

Crane : Uzatmak (boynunu). Turna kuşu. Turna gibi uzanmak. Vinçle kaldırmak. Vinç. Katman. Boynunu uzatmak. Turna. Maçuna.

Postures : Poz. Durum. Kasım kasım kasılmak. Kurulmak. Tutum. Duruş. Poz vermek. Hal. Yapmacık tavır takınmak.

 

Stick up : Silahlı soygun yapmak. Dikilmek. Soymak. Bir yeri soymak. Saplamak. Dikmek.

Posture : Vücudun ve bölümlerinin, kasların duruk çalışma gücü ile, ağırlığın etkisine karşı düzene girmesi ve direnmesi. Duruş (vücut). Poz vermek. Durum. Tutum. Bedenin genel duruşu. Postür. Kurulmak. Taslamak.

Stand erect : Dimdik durmak.

Craning : Uzatmak (boynunu). Boynunu uzatmak. Vinçle kaldırmak. Vinç. Turna gibi uzanmak. Sifon. Katman. Maçuna. Vinç ile kaldırmak.

Postured : Yapmacık tavır takınmak. Vaziyet. Poz vermek. Kasım kasım kasılmak. Kurulmak. Tutum. Taslamak. Kasılmak. Hal.