Standing room türkçesi Standing room nedir

  • Duracak yer.
  • Ayakta duracak yer.

Standing room ile ilgili cümleler

English: There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.
Turkish: Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.

English: Do you have any standing room?
Turkish: Bekleme salonunuz var mı?

Standing room ingilizcede ne demek, Standing room nerede nasıl kullanılır?

Standing : Dik duran. Geçerlilik. Ayakta yapılan. Konum. Şöhret. Durgun. Yürürlük. Sabit. Daimi. Pozisyon.

Room : Yer. Pansiyon. Neden. Oda. Mekan. Meydan. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Oturmak. Kalmak. Mahal.

Standing alone : Desteklenmemek. Yalnız kalmak.

Standing army : Daimi ordu.

Standing at ease : Rahat duruş. Askerlere rahat bir şekilde anca dik olarak durmalarını emreden askeri komut. Rahat (duruş). Vücudun, alıştırmalar arasında dinlendirilmesi için, arkada tutulu ellerle bacaklar önde ya da yana yarım adım duruşunda aldığı gevşek durum. Rahat!.

Standing by : Yardıma hazır olmak. Desteklemek. Hazır olmak. Hazır beklemek. Sadık kalmak. Beklemede kalmak. Beklemek. Yanında olmak.