Standing waves türkçesi Standing waves nedir
- Karşıt yönde hareket eden aynı frekanstaki iki dalganın sonucu olarak bir anten veya transmisyon hat.
- Hareketsiz dalgalar.
- Duran dalgalar.
- Durağan dalgalar.
- Karşıt doğrultuda ilerleyen, özdeş türden ilci dalga katarının üst üste gelmesi ile oluşan durgun görünüşlü dalgalar örgesi.
- Fizik alanında kullanılır.
Standing waves ingilizcede ne demek, Standing waves nerede nasıl kullanılır?
Standing : Konum. Geçerlilik. Durgun. Daimi. Durma. Ayakta duran. Mevki. Ayakta. Süreklilik. Yer.
Waves : Dalgalı. Dalgalar. 1942 yılında gönüllü kadınlar birimi olarak büro ve diğer işleri yapmaları ve bu sayede erkeklerin boşa çıkarak savaşta aktif rol almaları için oluşturulan abd deniz kuvvetleri'nin kadın rezervi. Gönüllü ilkyardım servisi için kabul edilen kadınlar. Ondüle.
Standing alone : Desteklenmemek. Yalnız kalmak.
Standing army : Daimi ordu.
Standing at ease : Rahat!. Askerlere rahat bir şekilde anca dik olarak durmalarını emreden askeri komut. Rahat (duruş). Vücudun, alıştırmalar arasında dinlendirilmesi için, arkada tutulu ellerle bacaklar önde ya da yana yarım adım duruşunda aldığı gevşek durum. Rahat duruş.
Standing by : Hazır olmak. Yardıma hazır olmak. Beklemek. Sadık kalmak. Beklemede kalmak. Hazır beklemek. Desteklemek. Yanında olmak.
İngilizce Standing waves Türkçe anlamı, Standing waves eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Standing waves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.
Absorption band : Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı. Soğurma bandı.
Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emicilik. Soğurabilirlik. Emme sığası. Emme yetkesi. Emebilirlik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurma katsayısı. Soğurganlık.
Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.
Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.
Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.
Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler. Saltık birimler. Temel kütle.
Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi.
Absorption loss : Soğurum yitimi. Emme kaybı. Emme yitiği. Absorpsiyon kaybı. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı.
Absorption edge : Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı. Absorpsiyon kenarı.
Standing waves synonyms : absolute zero, absorptiometer, abcoulomb, acoustic absorptivity, abampere, accelerometer.

Bu kısımda Standing waves kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Standing waves ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Standing waves anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Standing waves ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.