Waves türkçesi Waves nedir

  • 1942 yılında gönüllü kadınlar birimi olarak büro ve diğer işleri yapmaları ve bu sayede erkeklerin boşa çıkarak savaşta aktif rol almaları için oluşturulan abd deniz kuvvetleri'nin kadın rezervi.
  • Dalgalar.
  • Gönüllü ilkyardım servisi için kabul edilen kadınlar.
  • Ondüle.
  • Dalgalı.

Waves ile ilgili cümleler

English: During the Great Eastern Japan Earthquake, the height of the tsunami waves reached up to 37.9 meters.
Turkish: Büyük Doğu Japon Depremi sırasında, tusunami dalgalarının yüksekliği 37.9 metreye ulaştı.

English: Can you hear the noise of the waves on the beach?
Turkish: Plajdaki dalgaların sesini duyabiliyor musun?

English: Ali waves to everyone.
Turkish: Ali herkese el sallıyor.

English: During the 2011 Tohoku earthquake, the height of the tsunami waves reached up to 37.9 meters.
Turkish: 2011 Tohoku depremi sırasında, tsunami dalgalarının yüksekliği 37.9 metreye kadar ulaştı.

English: He was carried by the waves away from the shore and out to sea.
Turkish: Dalgalar tarafından kıyıdan denize doğru sürüklendi.

Waves ingilizcede ne demek, Waves nerede nasıl kullanılır?

Waves of laughter : Kahkaha dalgaları. Yüksekçe ve alçakça sürekli ve değişen bir şekilde gülme.

Brain waves : Beyin dalgaları. Parlak fikir. Beyin akımı. Dahiyane buluş.

 

Distortional waves : Enine dalgalar. Çarpıtılmış dalga. Titreşim doğrultusu, yayınma doğrultusuna dikey deprem dalgaları.

Electromagnetic waves : Elektromagnetik dalgalar. Elektrikli mıknatıssal dalgalar. Elektromanyetik dalgalar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromanyetik spektrumun radyasyon dalgası. Elektromıknatıs dalgalar. Elektromanyetik dalga. Elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili ve elektrik yükünün ivmesinden doğan erkenin dalgaları.

Hertzian waves : Hertz dalgaları. Telsiz dalgaları, radyo dalgaları. (bu dalgalar, en kısa radar yinelenimi olan 1 cm dalga uzunluğunun karşılığı olan 3x1010 hertzin üstündeki yinelenimden başlayıp, 2.000 m uzunluğundaki radyo dalgasının karşılığı olan, 1,5x105 hertz altındaki yinelenimlere dek uzanır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektromanyetik dalgalar. Ünalgı dalgaları.

Long waves : Sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Radyo yayınlarına ayrılan 2-1;2 km (150-250 khz) arasındaki dalga uzunlukları. Uzun dalgalar. Yüzey dalgaları. Uzun dalga. Depremin yeryüzünde yayılan uzun l dalgalan.

Middle waves : Radyo yayınlarına ayrılan 571,5-186,9 m (510-1605 khz) arasındaki dalga uzunlukları. Orta dalga. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sound of waves : Dalgaların gürültüsü.

Make waves : Sorun yaratmak. Köstek olmak. Problem yaratmak. Sorun çıkarmak.

Radio waves : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radyo dalgaları. Radyo yayınlarına (ses ve resim) ayrılan, yinelenimi 150 khz'den 960 mhz'ye, dalga uzunlukları 2.000 m'den 0,31 m'ye kadar uzanan elektromıknatıs dalgalar.

 

İngilizce Waves Türkçe anlamı, Waves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crimpiest : Kıvrımlı şekli olan. Kıvrımları veya buruşukları olan. Kıvrımlı. Kıvır kıvır. Kıvrımlarla dolu. Soğuk (hava).

Breaker : Kırıcı. Ezici. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü. Dev dalga. Mancana (gemi). Kırma makinesi. Devre kesici. Konkasör. Kinci. Kıran şey veya kimse.

Crinklier : Kırışık. Yoksun. Engebeli. Kıvrımlı. Eğri büğrü. İnişli çıkışlı. Dengesiz. Eşitsiz. Büzüşük.

Choppy : Durmadan yön değiştiren. İstikrarsız. Tutarsız. Değişen. Yön değiştiren (rüzgar). (rüzgar) değişken. (deniz) çırpıntılı. Değişken. Çırpıntılı.

Crinkliest : Kırışık. Engebeli. Eğri büğrü. Kıvrımlı. İnişli çıkışlı. Dengesiz. Buruşuk. Büzüşük. Eşitsiz.

Tsunami : 2004 tsunamisi. Bir depremin tetiklediği ve 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seykeller, somali ve sri lanka'da) iki kıtada 225. Denizdeki deprem dalgası. Deprem dalgası. Tsunami. Denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı büyük dalga. Depremin oluşturduğu büyük deniz dalgası. 000 civarında kayba sebep olan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Depremlerin neden olduğu dalgalaması.

Alternating : Değişen. Münavebeli. Değişme. Alnıaşan. Almaşık. Alternatif. Birbirini izleyen.

Lift : Çıkmak. Yükseltmek. Yürütmek. Yukarı kaldırmak. Kalkmak. Asansör. Çalmak. Topraktan çıkarmak. Kaldırmak. Germek.

Wake : Dümen suyu. Uyanık kalmak. Uyanmak. Uyandırmak. Kaldırmak. Geminin suda bıraktığı iz. Canlandırmak. Gözünü açmak. Rüzgar çıkması. Ölüyü bekleme.

Crimpier : Kıvrımlı şekli olan. Kıvır kıvır. Soğuk (hava). Kıvrımlı. Kıvrımlarla dolu. Kıvrımları veya buruşukları olan.

Waves synonyms : moving ridge, rolling wave, crestless wave, whitecap, comber, roll, curly, white horse, motility, movement, rise, backwash, crinkled, move, corrugation, choppier, breakers, corrugated, agitational, ripple, billow, corrugations, curliest, surge, alternans, rippling, tidal wave, choppiest, crispate, roller, motion, crimpy, curlier.

Waves zıt anlamlı kelimeler, Waves kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak.

Waves antonyms : let go of.