Distortional waves türkçesi Distortional waves nedir

  • Çarpıtılmış dalga.
  • Enine dalgalar.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Titreşim doğrultusu, yayınma doğrultusuna dikey deprem dalgaları.

Distortional waves ingilizcede ne demek, Distortional waves nerede nasıl kullanılır?

Distortional : Saptırarak sunmaya eğilimli. Çarpıtılmış. Yanlış sunmaya meyilli. Şeklini bükme eğilimli. Çarpıtmaya eğilimli. Bükmeye meyilli. Çarpıtma. Çarpıtarak.

Waves : Gönüllü ilkyardım servisi için kabul edilen kadınlar. Ondüle. 1942 yılında gönüllü kadınlar birimi olarak büro ve diğer işleri yapmaları ve bu sayede erkeklerin boşa çıkarak savaşta aktif rol almaları için oluşturulan abd deniz kuvvetleri'nin kadın rezervi. Dalgalı. Dalgalar.

Airwaves : Radyo ve televizyon yayın aracı. Hava dalgaları. Radyo televizyon yayın aracı.

Brain waves : Dahiyane buluş. Beyin akımı. Parlak fikir. Beyin dalgaları.

Brainwaves : Beyin akımı. Dahiyane buluş. Aniden akla gelen parlak fikir. Parlak fikir.

Electromagnetic waves : Elektromanyetik spektrumun radyasyon dalgası. Elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili ve elektrik yükünün ivmesinden doğan erkenin dalgaları. Elektromıknatıs dalgalar. Elektromanyetik dalga. Elektromanyetik dalgalar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrikli mıknatıssal dalgalar. Elektromagnetik dalgalar.

 

İngilizce Distortional waves Türkçe anlamı, Distortional waves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distortional waves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Parazitik koni. Ek koni.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Transverse waves : Yansıyan dalga. Enine dalga. Kesme dalgası.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Abyss : Cehennem. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Hufre. Tamu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Uçurum. Varta. Derinlik.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet.

Distortional waves synonyms : acid fumarole, algonkian, alcalic fumarole, absolute age, aggregats, after shock, absolute chronology.