Transverse waves türkçesi Transverse waves nedir

  • Titreşim doğrultusu, yayınma doğrultusuna dikey deprem dalgaları.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Enine dalga.
  • Enine dalgalar.
  • Kesme dalgası.
  • Yansıyan dalga.

Transverse waves ingilizcede ne demek, Transverse waves nerede nasıl kullanılır?

Transverse : Enleme. Aykırı. Çapraz. Çaprazvari. Çapraz şey. Çaprazlama. Enine. Enine uzanan.

Waves : Gönüllü ilkyardım servisi için kabul edilen kadınlar. Ondüle. 1942 yılında gönüllü kadınlar birimi olarak büro ve diğer işleri yapmaları ve bu sayede erkeklerin boşa çıkarak savaşta aktif rol almaları için oluşturulan abd deniz kuvvetleri'nin kadın rezervi. Dalgalı. Dalgalar.

Transverse axis : Enine eksen. Enine mihver. Asal eksen.

Transverse coast : Enine kıyı. Birbirine koşut sıralar durumunda denize ulaşan dağlar önünde yayılan ve yerine göre değişik biçimleri bulunan kıyı türü.

Transverse colon : Transvers kolon. Enine kolon.

Transverse fault : Enine fay. Genel yapıyı enine kesen kırık. Enine kırık.

İngilizce Transverse waves Türkçe anlamı, Transverse waves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transverse waves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

 

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.

Shear wave : Makaslama dalgası.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Abyss : Derinlik. Dibi olmayan çukur. Cehennem. Varta. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Boşluk. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Reflected wave : Yansıma dalgası. Yansımış dalga. Herhangi bir engele çarptıktan sonra alıcı dalgalığa ulaşabilen elektromıknatıs dalga. yansımamış dalga karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Transverse waves synonyms : transverse wave, abrasive power, aggregats, alcalic fumarole, distortional waves, transvers wave, agricultural geology, adventive cone, abysal environment, absolute age, acid fumarole, absolute chronology.