Stationing türkçesi Stationing nedir

Stationing ingilizcede ne demek, Stationing nerede nasıl kullanılır?

Station hospital : Bölge hastanesi. Garnizon hastanesi. Sabit hastane.

Station house : İstasyon binası. Karakol. İstasyon. Gar. İtfaiye merkezi. Sakçı karakolu. Polis merkezi.

Station in life : İçtimai mevki. Sosyal mevki. Sosyal durum. Sosyal statü.

Station log : İstasyon günlüğü. Merkez kayıt defteri. Durak günlüğü.

Station master : İstasyon şefi. Gar şefi.

Anterior station development : Trypanosomatidae ailesinin salivaria bölümünde bulunan türlerinin sinek konaklarının orta veya ön bağırsaklarındaki gelişimi. Ön durak gelişme.

Gas station worker : Akaryakıt istasyonu çalışanı. Benzinlikte çalışan kişi.

Station to station call : Normal konuşma. Santral aracılığıyla konuşma.

Station of stock : Satın alıcılar için borsa binasında ayrılan yer. Borsa satınalma yeri.

Posterior station development : Arka durak gelişme. Trypanosomatidae’ların stercoraria bölümünde bulunan kimi protozoonların ara konak böceğin orta veya son bağırsağında gelişimi.

İngilizce Stationing Türkçe anlamı, Stationing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stationing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Billets : Kütük. Çelik çubuk. Not. Vazife. Konaklama yeri. Pusula. Konaklatmak. Konaklatmak (askeri terim). Ödev.

Commissioning : Görevlendirme. İşletmeye alma. Yetkilendirmek. Ismarlamak. Hizmete alma. Devreye alma. Hizmete sokmak.

Accounters : Tahsis etmek. Belirlemek. Atfetmek.

Assign to : Atama yeri. Ata. Temlik etmek. Devretmek.

Deployed : Yaymak. Dağıtmak. Yayılış. Uygulamak. Harekete geçirmek. Sevk edilmiş (ordu).

Define : Tarif etmek. Sınırlamak. Belirtmek. Belirlemek. Kısıtlamak. Tanımlamak. Açıklamak. Tanım yapmak.

Eq : Karşılığı olan. Denklem. Değer veya miktar olarak eşit. Eşit önemde. Fo.

Designates : Belirlemek. Adlandırmak. Düzenlemek. Seçmek. Tanımlamak. Uygulamak. İsimlendirmek. Göstermek.

Draw out : Çekmek. Uzatmak. Konuşturmak. Ana hatlarıyla çıkarmak. İstasyondan çıkmak. Taslağını çizmek. Çıkarmak. Söyletmek.

Domiciles : Mesken vermek. İkamet ettirmek. Oturmak. Poliçenin ödendiği yer. Yerleşmek. Ödemek (poliçe). Konut. Ev. Oturma yeri.

Stationing synonyms : soilure, gram stain, gram's stain, gram's method, gram method, gram's procedure, appoint, administer, deposited, spotting, domicile, accommodate, substitutions, defines, coopt, ascertains, become established, assign, ascertain, commission, constitutes, alternativeness, coopting, substitution, collocate, fallbacks, coopts, ascribe to, appointing, billet, domicil, appoints, deploy.