Statolith türkçesi Statolith nedir

Statolith ingilizcede ne demek, Statolith nerede nasıl kullanılır?

Prostatolith : Prostat bezinde oluşan taş. Prostatolit.

Statoacusticus : Statoakustikus. Denge ve işitmeyle ilgili olan.

Statocyst : Statosist. Statokist. İçerisinde denge taşı bulunan kesecik.

Statocyste : Kimi ciliata gruplarında vücudun ön 1/3’ünde yuvarlak veya oval, sert maddeleri taşıyan, pelliküler bir başlığı, kalıcı bir cidarı, konkroment tanecikleri ve iki fibril sistemiyle komplike bir yapı gösteren, bir denge organeli olduğu düşünülen yapı, statokist. Statokist. Konkroment vakuol.

Statocyte : Statosit. Statolit kapsayan ve muhtemelen denge sağlamada görev yapan hücre.

Stators : Dönmeyen kısım. Duruk. Duraç. Sabit kısım. Statör. Stator. Elektrik motorunun hareketsiz kısmı. Hareketsiz.

Stator winding : Statör sargısı. Stator sargısı. Duraç sargısı.

Devastator : Harap eden. Tahrip eden. Yıkan. Tahrip eden kimse veya şey.

Statotolith : Otolit. Denge taşı. Statolit.

Ab intestato : (latince) vasiyet bırakmadan vefat (louisiana medeni yasası, abd).

İngilizce Statolith Türkçe anlamı, Statolith eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Statolith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal.

Concretion : Şiş. Katılaşmış madde. Betonlaşma. Dondurulmuş cisim. Katılaşma. Taş. Bütünleşme. Birleşme. Kireçtaşı yumrusu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Statolith synonyms : salivary calculus, otoliths, a amplitude mod, otolith, a c syndrom, abdominal distention, a c deformity, statotolith, a dna, abdomen, a band, earstone, calculus.